banner1

banner75

Ekosapiens yıllardır yazmayı düşündüğüm, hazırlıklarını yaptığım, ancak henüz gerçekleştiremediğim, sürekli ertelediğim, ertelemek zorunda kaldığım bir kitap projesinin adı. 

Eko 1970’li yıllardan sonra sıklıkla kullanmaya başladığımız ve benim doktora konum olan “ekoloji” disiplininin adı. Bildiğiniz gibi 1970 öncesinde de aynı eko ön ekini “ekonomi” disiplininin ön eki olarak kullanıyorduk. Bu aslında önemli bir paradigma değişiminin de, yani ekolojinin, en azından, ekonomi kadar önemli olduğunun somut bir işareti. 

Ekonomi, ev yönetimi anlamına gelirken ekoloji ev bilimi olarak adlandırılabilir. Ev, bilim, bilgi olmadan yönetilemez. Eğer bu önerme doğru ise, ekoloji ekonomiden önemlidir, ya da ekonomi ekoloji kurallarına uymak zorundadır sonucu ortaya çıkar. Öyledir de. Ekoturizm, ekomimari, ekotasarım gibi günümüzün popüler kavramlarının başındaki eko ön eki artık ekonomiyi değil ekolojiyi temsil ediyor. Evet, ekonomik anlamda ekmek, enerji, otomobil, aspirin, konut gibi ürünleri üreteceğiz, tüketeceğiz ancak bunları ozon tabakasını delmeden, erozyon ve iklim değişimine neden olmadan, biyolojik çeşitliliği azaltmadan ekolojik kurallara  uyarak  üretmek ve tüketmek gibi bir zorunluluğumuz da var.

Sapiens ekonomik ve ekolojik sorunları yaratan, bu sorunlara çözüm üretmeye çalışan “insan”ın bilimsel adından (Homo sapiens) alınmıştır. Ekosapiens insanın ekoloji bağımlısı olduğuna, bir başka deyişle, insanın kendi neslini devam ettirebilmesi için önceliğini ekolojiye vermek zorunda olduğuna vurgu yapan, benim uydurduğum bir kavramdır.

Ekoloji,insan etkisi (doğrudan ya da dolaylı) olsun ya da olmasın karşılıklı etkileşimleri, ilişkileri, bağımlılıkları inceleyen insan ve disiplinler üstü bir alandır. Bu nedenle de “çevre” adı altında bildiğimiz, tartıştığımız konulardan (sorunlardan da diyebilirsiniz) çok farklıdır ve çok daha geniş bir alanı kapsar. Yani ekoloji çevreyi bütünüyle içine alır, çevre ise ekolojinin özel (dar) bir alanıdır.

Örneğin,  fosil yakıt kullanımı yoluyla küresel iklim değişimine neden olmak bir çevre sorunudur çünkü insan tarafında oluşturulmuştur ve “çevre” bilimi alanına girdiği gibi, otomobil yakıtı ile karbondioksit salınımı arasındaki ilişkinin bir sonucu olduğundan  ekoloji alanına da girer. Etna yanardağının kraterinden çıkan ve insanla ilişkili olmayan gazlar (karbondioksit de dahil) da iklim değişikliği üzerinde etkili olur. Kesinlikle çevre” alanına girmezken ekoloji alanına girer.

Ekosapiens köşesinde olay ve olgulara insan (Antalya’da yaşayan, Türk, Alman, Çinli, vb.) gözüyle bakacağımız gibi ağaç, rüzgar, toprak, kuş, vb. gözüyle de bakmaya çalışacağız. Tuhaf gelse de ekolojik bakış açısı bunu gerektiriyor. Evrene bir ağacın gözüyle bakmadan ağacı nasıl tanıyabiliriz. Bu spor ayakkabısı alma isteğinize babanızın gözüyle çalışmak gibi bir şeydir aslında. Güçtür ancak gereklidir. Aksi taktirde babanızla çatışmanız kaçınılmazdır.

Ekosapiens adını verdiğim bu köşede pek çok okurun ezberini bozacağını sandığım  konulara değineceğiz. Ele alacağımız konular içinde yaşadığımız bölge ve ülkenin koşullarıyla ilgili olacaktır.

Buna özel bir önem ve öncelik vereceğiz. 

Bu öncelik sizinle başlar. Konuları seçmeyi bana bırakırsanız, önce sizden sonra Antalya’dan ve ülkeden uzaklaşma olasılığı artar. Sorarsanız, katkı verirseniz sizin ilgi alanlarınız üzerinde gelişen bir köşe olabilir ekosapiens. 

Ben çaba göstereceğim. Sizin de göstermenizi beklerim.

Sevgiyle...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85