banner154

banner228
18 Kasım 2019 Pazartesi 18:17
Kanadalı ünlü tv programcısı, "Erdoğan yargılanmalı" dedi, Büyükelçi tokat gibi cevap verdi

Mercedes Stephenson'ın Türkiye’nin Ottava Büyükelçisi Kerim Uras'la yaptığı televizyon programında "Recep Tayyip Erdoğan savaş suçlusu olarak yargılanmalıdır' şeklinde söyleyenler var. Ne diyorsunuz?" şeklindeki önyargılı sorusuna  Büyükelçi Uras, "Bunlar Suriye'de hesapları bozulanların zırvaları, ABD Başkanı Trump  'Erdoğan iyi bir lider. İyi bir  is çıkardı' diyor. Esas siz buna ne diyeceksiniz?" şeklinde tokat gibi bir cevap verdi.

Büyükelçi Uras, Barış Pınarı Harekâtı ile Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere Türkiye’nin Suriye politikası hakkında soruları da yanıtladı. 

İşte MYGazete.com Kanada Temsilcisi Batuhan Emre Yeni'nin tercüme ederek kaydettiği o programın tam metni: 

Mercedes Stephenson: Kanada'da ki Türkiye CumhuriyetiBüyükelçisi Kerim Uras, çok teşekkürler bize katıldığınız için. Türk hükümetinin Kuzey Suriye'ye olan harekatında şuandakikontrol hatlarının durumunu ve Suriye'ye ilişkin gelecekteki planlarınızı açıklar mısınız lütfen?

Kerim Uras:  Bildiğiniz üzere, Suriye ile geniş bir sınırımız var. Tam olarak belirtmek gerekirse, 911 kilometre. Güvenli bölge ise bu sınırın Fırat'ın doğusundaki 444 km'sini kapsayacak diye karar verildi. Şu anda bu 444 km'lik uzun bölümün büyük kısımında, yaklaşık 30 km derinliğinde kontrol sağlandı. Tabii büyük bir kara parçasından bahsediyoruz. Bu harekatı yapmak ve buraları kontrol etmek karmaşık ve zahmetli bir iş, ama terör örgütlerinden bu bölgeyi temizlemiş bulunuyoruz.

Bahsettiğiniz gibi, ilk operasyonlar başladığında, çatışmalardan zarar görmemek için sivil halk kendi arzusuyla başka yerlere gitti. Zarar görmemeleri için biz de buna göz yumduk ve yardımcı olduk.

Ancak harekat amaçlarına ulaştı ve çatışmalar bitti. Şu anda geçici olarak yer değiştirenler geri bölgelerine, evlerine döndüler. Türkiye ise şu anda bizden önce çökmüş bir bölgede işleri yerli yerine oturtuyor.

Örneğin 8 yıldır devre dışı olan temiz su sistemini tamir ettik, elektrik,ilaç, yiyecek, sağlık kontrolü, yol yapımı gibi yardımlarda bulunuyoruz. Bunlara devam edeceğiz. Halk gayet memnun.

Mercedes Stephenson: Birleşmiş Milletler bu operasyon nedeniyle 200 bin civarında kişinin yerleşim yerlerinin değiştirildiğini öne sürdü ve Türk müttefiklerinin de bu sureçte halkın dayak yemesi, zulme uğraması insanların kaybolması ve hatta ölüme sebep olmasından sorumlu olduğunu soyluyor. Türkiye bu metotların arkasında mı ve bunları destekliyor mu?

Kerim Uras: Tabii ki hayır. Biz uluslararası hukuk ve kurallar ile insan hakları hukuku hususunda gerçekten çok titiz davranıyoruz.  Ancak askerimizle birlikte bölgeye giren ÖSÖ Suriye güçleri de operasyonun içinde ve bunların aralarında bazı unsurlar istenmeyen davranışlarda bulunabiliyorlar.

Ancak memnuniyetle söyleyebilirim ki disiplin dışı davranışlar sergileyen o az sayıdakişilerhakkındayine kendileri tarafından soruşturmabaşlatıldı. Bunlar şimdi hapiste. Şayet bir suç islenmişse, bahsettiğiniz gibi bir durum gerçekten var ise bu duruma uygun bir ceza verilecektir. Biz de yakından izliyoruz.

Öte yandan Türk ordusu dünyanın en disiplinli orduları arasındadır. Bizimkilerde disiplinsizlikler, başıboşluklar olmaz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir-komuta zincirinin haricinde, uluslararası hukuka aykırı işler olması mümkün değil.

Türk ordusu tabiiki aynı zamanda bir NATO ordusu, üstelik NATO'nun ikinci en büyük ordusudur. Gerçekten son derece disiplinli ve binlerce yıllık bir geleneği olan bir ordudur. Türkiye'yi biraz tanıyan herkes bunu bilir.

Mercedes Stephenson: Bazıları diyor ki, Recep Tayyip Erdoğan bu zulüm için savaş suçlusu olarak yargılanmalıdır. Siz buna ne diyeceksiniz? 

Kerim Uras: Ben bunları duymadım. Tabii haber kaynaklarınızı ve bu "bazıları"nın kim olduğunu da bilmiyorum. Ancak ilk tepkim, bu tür densiz ifadeler, hesapları bozulanların hezeyanlarıdır.

Bunu söylerken sanırım daha güvenilir kaynaklara, örneğin ABD Başkanı Trump gibi liderlerin söylediklerine itibar etmek gerekir. Sayın Trump,"Sayın Erdoğan iyi bir lider. İyi bir  is çıkardı, ateşkes güzel gidiyor" diyor.

Herhalde Sayın Trump durumu iyi bilecek imkanlara sahiptir. Diğer taraftan, sizin bahsettiğiniz, bizi şikayet edenlerin büyük bir kısmı, Suriye'de bağımsız bir Kürt devleti kurup Suriye'yi parçalamak isteyen çevrelerdir.

O insanlar tabii ki bizim operasyonlarımızdan mutlu değiller. Bu anlaşılabilir  bir şey, ne de olsa hesapları fena halde bozuldu. Ancak özellikle altını çizmek istiyorum.

Biz Kürtlere karşı değiliz, Kürtlerle hiçbir sorunumuz yok. Bizim terörle mücadele kapsamında başlatılan Barış Pınarı Harekâtı’nın herhangi bir etnik grubu hedef alması söz konusu olamaz.

Türkiye sadece ve sadece terör örgütlerini hedef alır. Türk makamlarının operasyon sırasında sivil kayıpların önüne geçilmesi için gereken tüm tedbirleri uygulamıştır. 

Mercedes Stephenson: Kürt kuvvetlerinin bir lideri, General Mazlum Kobani Abdi, Suriye Demokratik Birliği'nin lideri aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin ve NATO'nun İŞİD ile savaşında önemli bir müttefiki. Sizin Başkanınız ona da "terörist" dedi? 

Kerim Uras: "Evet, dedi.  Hatta kendisi son Vasington ziyaretinde Başkan Trump'a, sözde Mazlum Kobani ile ilgili bir video da izlettirdi. Videoda bu teröristin eylem kararları neticesinde, yüzlerce sivilin ve birçok NATO askeri de olan Türk askerlerinin ölümünden sorumlu olduğu açıkça görülüyordu.

Aynı zamanda o videoyu Wasington'da  görüştüğü senatörlerle de paylaştılar. Bu video o kadar ikna edici oldu ki senatörler oradan ayrılınca Türkiye aleyhinde yürüttükleri bir karar tasarısını askıya aldılar.

Gerçekten de bu Kobani'nin bizde çok kalın bir dosyası var. Kendisi zaten Suriyelide değil,Türk vatandaşıdır. YPG'li değil PKK'lıdır. PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'da kendisine oğlum diye hitap eder.

O kadar yakınlardır ki Öcalan'ın korumalığını yapmıştır. Bu durum bile, YPG'nin bir "müttefik"ten ziyade, PKK terör örgütünün bir alt birimi olduğunukanıtlıyor.“Mazlum Kobani” kod adlı terörist Ferhat Abdi Şahin’in terör örgütü PKK’yla bağları nettir. Buna terörist demeyeceğiz de kime diyeceğiz?


Mercedes Stephenson: Sayın Büyükelçi,Türkiye'nin bir NATO üyesi olduğundan bahsettiniz. Bazı NATO üyeleri ise Turkiye'nin NATO üyeliğini sorguluyor. S-400'leri satın almanın NATO'nun sahip çıktığı değerleri hiçe saydığını düşünüyorlar. Türkiye artık liberal bir demokrasi de değil diyorlar. Neticede NATO bir denge kurmak için kuruldu.Rus etkisini dengelemek için. Türkiye'nin NATO üyesi olmaması gerektiğini söyleyenler hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Kerim Uras: Biz NATO'nun önemli bir müttefikiyiz,az önce belirttiğim gibi, NATO'da ikinci en büyük orduya sahibiz. NATO'nun önemli kriteri, GSMH'nın %2'sinin savunma harcamalarına ayrılması yönündedir.

Türkiye buçıtayı geçen çok az müttefiklerden biridir. Sayın Trump da başkalarını bedavacılıkla suçlarken bu konuya dair Türkiye'ye övgülerde bulundu. Biz NATO'nun değerlerini aynen destekliyoruz. Ayrıca iyi işleyen liberal bir demokrasimiz var. Bizim başkanımız da %52 oyla seçildi.


Mercedes Stephenson: Aynı zamanda 10 binlerce gazeteciyi, karşıt görüşlü insanları da hapse attınız.

Kerim Uras:  Bu rakamlar çok abartılmış  rakamlardır. Olsa olsa 100 gazeteci vardır, ayrıca bazıları davaları sonuçlanınca yakın zamanda hapisten çıkarılmıştır.  Dosyaları ve süreçleri hala devam edenler var.

Kabul ediyorum, bazen sert çıkışlarımız olabiliyor, ama unutmayın ki bizde çok zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Haritayı açıp etrafımıza bakarsanız uğraştığımız sorunların büyüklüğünü anlarsınız.

 Hatta bir karikatür vardı:Türkiye terörizm denizini tutan büyük bir baraj ve  Avrupa bu barajın altında günlük işini yapan, refah içinde yaşayan küçük bir çiftlik.

Eğer o baraj çökerse ortada çiftlik miflik kalmaz, terör hepsini süpürür götürür. Bize müteşekkir olmanız lazım. Bizler çok büyük tehditlerle başa çıkıyoruz. Bu yüzden terörizme karşı çok sert olmamız gerekiyor ve öyleyiz.

Ama bu demek olmuyor ki biz gazetecileri hapse atıyoruz.

Türkiye özgür bir millet. Basın özgürlüğü tam manasıyla çalışıyor. Hatta Türkiye'de PKK sempatizanı günlük bir gazete bile var, "Yeni Yaşam" adı altında. Bizdeki basın özgürlüğü o gazetenin bile işlemesine izin veriyor. 

Mercedes Stephenson: Peki Rusya'nın ürettiği savunma silahlarını satın alırken nasıl olur da Rusya'ya karşıt olan NATO'da  yer almanızı savunuyorsunuz?

Kerim Uras: Görülmemiş bir şey değil ki. NATO üyesi Yunanistan'ın da 1999'dan beri S-300'leri var. Bunlar Girit'de konuşlanmış bulunuyor. Buradan önce Yunanistan'da Türkiye Büyükelçiliği yaptım. Ben oradayken de S-300'leri test etmişlerdi, hatta Milli Günlerinde göstereceklerdi, son anda vaz geçirildiler.

Dolayısıyla NATO'da da böyle bir şey ilk kez oluyormuş gibi davranmak hata olur. Gelinen noktada biz savunma sanayimizi müttefiklerimiz ve ABD ile koordine etmeye çalışıyoruz. Rus silah sistemi bizim ilk seçimimiz değildi, olumsuz koşullar karşısında S-400 bir tercih değil, bir ihtiyaçtı.

Yıllar yılı ABD'den Patriot savunma sistemi satın almaya çalıştık. Ne yazık ki kongre onayına tabii tutuluyordu ve bu bir türlü çıkmıyordu.

Teknolojinin paylaşımı, teslim tarihi ve fiyatları da iyi değildi. Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi biz Patriot almaya da hazırız ve S-400'leri F-35 ile birilikte kullanmanın bir yolunu da arıyoruz.

 Bizim için ulusal güvenlik her şeyin üzerinde gelir. Bizim komşularımıza bakarsanız da nedenini anlarsınız. 

Mercedes Stephenson: NATO üyeleri sizce sizinle aynı noktada buluşabilir mi,eğer Vladimir Putin'le bu kadar yakından çalışırsanız?

Kerim Uras: Tabii ki, neden olmasın. Biz hem NATO'da olup hem Rusya hem ABD ile de yakından çalışabiliriz. Bunlar birbirini dışlamaz. Hepsiyle aynı anda yapıcı bir ilişki kurabiliriz. Bizim bu yaklaşımımız %100 Rus politikasının yanında olduğumuzu da göstermez. Bizim de Ruslarla mutabık olmadığımız birçok husus var. Eğer bir Rus diplomatına bizi sorsanız, eminim ki size mutabık olmadığımız konulara dair uzun bir liste çıkarır, en az 10 tane ayni görüşte olmadığımız dış politika konusundan bahseder.

Örneğin Ukrayna  ve Kıbrıs bunlardan sadece ikisi. Fakat aynı zamanda biz aynı coğrafyadayız ve Rusya bölgemizde çok önemli bir ülke. Tabiatıyla bir ilişkimiz olması lazım. Örneğin Suriye konusundaki işbirliğimiz bölge barış ve istikrarına gayet olumlu bir katkı teşkil ediyor.

Mercedes Stephenson: Suriye'ye olan harekat nedeniyle eski DEAŞ üyelerine karşı da bir sorumluluk içerisine girdiniz. Herhangi bir Kanada vatandaşı bulunuyor mu bu DEAŞ üyeleri arasında, biliyor musunuz? 

Kerim Uras: Evet, Barış Pınarı Operasyon bölgesinde yaklaşık 287 DAEŞ üyesi bizim kontrolümüzde ve hapsedildi.

Aslında bu teröristler YPG kaçarken hapisten salınmıştı. Bunları yakalayıp tekrar hapse koyduk. Bunların arasında benim bilgim dahilinde hiç bir Kanadalı bulunmamaktadır. Ancak unutmayın ki bu bahsettiğim bizim güvenli bölgemizde yakalananlarla ilgilidir.

Bu bölgenin dışında Kanada vatandaşları olabilir ama o bölge bizim kontrolümüzde değildir, dolayısıyla onların akıbeti hakkında bir şey söyleyemeyeceğim.

Öte yandan, Türkiye içinde 1280 civarı DEAŞ üyeleri hapistedir. Bu grup içinde Kanada vatandaşı mevcuttur. O kişi Türkiye'deki suçları nedeniyle Mersin'de 10 yıl hapis cezası çekiyor. Doğrusu yakın bir tarihte Kanada'ya geri gönderileceğini düşünmüyorum.

Mercedes Stephenson: Sizce Türkiye Suriye'de daha fazla ilerleyip Kanadalı vatandaşlarla da karışlaşabilir mi ?

Kerim Uras: Elbette, bir şekilde Kanadalılarla karsılaşabilme durumumuz olabilir. Fakat Suriye içinde daha fazla ilerleyeceğimizi düşünmüyorum. Şu an biz belirlediğimiz ve açıkladığımız hedeflerimizi gerçekleştirdik.

444x30 km genişliğinde olan güvenli bölge hedefine ulaştık. Öncelikle bu bölgedeki durumu geliştirmemiz lazım. Biliyorsunuz Türkiye'de 4 milyon Suriyeliye 8.5 senedir bakıyoruz. Kendilerine 50 milyar Kanada doları harcadık.

Barınma, eğitim,sağlık, gıda her şeylerini verdik. Takdir edersiniz ki bu bir dünya rekorudur. Ancak çok da ağır bir yüktür. Bunları yaparken kimseden yardım da görmedik.

Onun için şimdi önceliğimiz, oluşturduğumuz güvenli bölge içinde bu Suriyelilerin gönüllü şekilde geri dönüşlerine zemin hazırlamaktır. Esasen bu güvenli bölgeyi oluşturmamızın bir nedeni terörle mücadele ise, diğer nedeni de budur.

Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan güvenli bölge sayesinde Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların gönüllü olarak geri dönüşlerinin sağlanmasının da mümkün hale gelecektir. Şimdi sıra pozitif hususlara ağırlık vermeye gelmiştir.

Sekiz senedir devre dışı kalmış su hatlarını tamir ediyoruz ve tıbbi htiyaçlarını, yiyecek ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Suriye'de kırılan, dökülen parçaları teker teker yerine koymaya çalışıyoruz.

Mercedes Stephenson: Sayın Büyükelçi, süremiz doldu. Çok teşekkür ediyorum.

Kerim Uras: Ben teşekkür ederim.
   
 

MYGazete Haber Merkezi

Batuhan Emre Yeni
Temel eğitimini Antalya'da tamamladıktan sonra Üniversiteyi Kanada'nın London kentinde okudu. Halen Toronto'da yaşıyor.
banner32
Son Güncelleme: 18.11.2019 19:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner242

banner241