banner302


banner292
banner129

Kim bilir bizler gibi kaç nesil, ders kitaplarının arasına koyup ders çalışıyor görünümü vermeye çalışarak okuduğumuzçizgi romanlar yüzünden,  anne-babasından azar işitmiştir.

Ülkemizde 90'ların ortasına kadar altın çağını yaşayan, yazı ile çizgiyi enfes bir biçimde buluşturan, o büyülü, heyecan dolu, ÇİZGİ ROMANLAR, bir çoğumuzun hayata başlangıcının en önemli kılavuzu olmuştur...

İlk “hayat bilgisi” derslerinin çıkarıldığı, gizli gizli okunan, hatta büyüdükten sonra da vazgeçemediğimiz ÇİZGİ ROMANLAR, gençliği ya da çocukluğu doksanlı yıllardan önceye denk düşen herkesin bir şekilde vazgeçilmezi olmuştur…

MAHALLE ARASINDA EN POPÜLLERLERİ OLAN İKİSİNİN ADI İLE “TEKSAS-TOMMİKDİYE ANILIRDI.

Türkiye’de en tanınan çizgi romanlar kendilerine (soyadlarının İtalyanca telaffuzundan yola çıkarak) “EsseGesse” adını vermiş olan bir grup İtalyan çizerin yarattığı; TEKSAS, TOMMİKS, KAPTAN SWİNG, KİNOVA ve TOM BRAKS’ tır…

Yaz tatillerinde sabah kahvaltıdan sonra, TOPHANE’ de veya YILDIZ SİNEMASI’nın karşısında BÜYÜK OTEL’ in bahçe duvarının üzerinde,  hasırımın üzerine kitaplarımı dizer, adeta dükkanımı açardım. Gün boyu okunması için KİTAPkiraya verir harçlığımı çıkarırdım…

Bol bol DEĞİŞ-TOKUŞ’ a konu olmuş, içerisindeki maceralara kendimizi kaptırıp bazen ÇELİK BLEK, bazen TOMMİKS, bazen RED KİT, bazen SWİNGolup nice hayallere daldığımız çizgi romanları tekrar bir yad edelimistedim bu günkü köşemde...

OLAYLARA VERDİĞİ "HAY BİN KUNDUZ " TEPKİSİ İLE EFSANELEŞMİŞTEKSAS…

Diğer bilinen adıyla ÇELİK BLEK, 1700'lü yıllarda Kuzey Amerika'da İngiltere'ye ait kolonilerin bağımsızlık savaşı vererek Amerika Birleşik Devletleri'ni kurmasını konu alan çizgi romanda KIRMIZI URBALILAR’ a karşı direnen ÇELİK BLEK'in yakın arkadaşları RODİve PROFESÖR'dür.

KULVER ( COULVER ) KALESİ CİVARINIDA DÜZENİ SAĞLAMAKLA GÖREVLİ TOMMİKS…

SUZİ adında bir kıza aşıktır, içki yerine sürekli süt içen genç bir Yüzbaşıdır…

TOM MİKS cesaret ve kararlılıkla üstesinden geldiği bazı görevlerden sonra Yüzbaşı rütbesiyle ödüllendirilmiştir. Yardımcı kahramanlar DOKTOR (SALASSO) ve KONYAKÇI ( DOPPİO ),TOM MİKS’e göre daha keyfine düşkün tipler olması,  onun aşırı sorumlu ve olgun tavrına bir tezat oluşturmaktadır.

Pek bilinmese de Türkiye'de 1961 yılından 2013 yılına kadar hukuki olarak yasaklı kitaplar listesinde kalmıştır.

 O YILLARDA,BEKARDI VE HİÇ EVLENMEMİŞTİ RED KİT…

Vahşi Batı’ nın en nazik ve hızlı KOVBOYUYDU, ŞERİF’ e bağlı olarak çalışırdı…

Gölgesinden bile hızlı silah çekerdi, ağzında bir kürdan ya da bir kibrit olurdu…

Atının ismi DÜLDÜL, köpeğin ismi RİN TİNTİN idi…Görevi DALTON KARDEŞLER’ i yakalamaktı…

Ben yalnız bir kovboyum” en çok kullandığı sözdü…

RED KİT’in düşmanı olan DALTON KARDEŞLER (JOE, JACK, WİLLİAM ve AVAREL…) bir aile idiler ve en çok korktukları kişi ANNELERİ idi…

DALTONLARLA girdiği mücadelede bazen bir barın penceresinden uçarak çıkar, bir atın üzerine düşerdi…

Üzerinde olduğu dörtnala giden atın yanına DÜLDÜL yaklaşır, RED KİT kendi atı DÜLDÜL’e geçerdi, geriye dönüp bakan DÜLDÜL, arkada beş pencere, beş at görünce, “Hangi pencereden çıkacağını bilemediğim için, her pencerenin altına bir arkadaşımı koydum…” diyerek merak içinde olan okuyucuyu, pratik zekâsı ile rahatlatırdı…

KAPTAN SWİNG, KÖPEĞİ PUİK

Arkadaşları MİSTER BLÖF, bir KIZILDERİLİ şefi olan GAMLI BAYKUŞ ve ONTARİO KALESİ’nin aşçısı güzel BETTY ile kalenin civarında örgütlenmiş olan KAPTAN SWİNG’in yönetimindeki ONTARİO KURTLARI’nın, 1700'lerde KIRMIZI URBALILAR olarak bilinen İngiliz güçlerine karşı sürdürülen bağımsızlık savaşında, değişik yaş, cinsiyet ve sosyal sınıfa mensup kişilerden oluşan ve bir tür gerilla faaliyeti ile SAVAŞ hikayelerini anlatır…

SWİNGokurlara yakışıklı, cesur, yenilmez bir genç adam olarak sunulur. Kendisiyle özdeşleşen okurun gözünde, çevresine karşı bir üstünlük duygusu uyandırsa da kişiliğinde kibir ve küstahlıktan eser yoktur.

KAPTAN SWİNG, tam kararında bir özgüven sergiler ve etrafına sıcak bir güven duygusu yayar. Kırmızı urbalılarla savaşmakta tecrübelidir ve kendisini hep başarıya ulaştıran geniş bir bilgi birikimine sahiptir.

Ülkemizde Hisar Film tarafından "KORKUSUZ KAPTAN SWİNG" adıyla çekilen filminin yönetmenliğini TUNÇ BAŞARAN yapmış, KAPTAN SWİNG’iSALİH GÜNEY, GAMLI BAYKUŞ’uSÜLEYMAN TURAN, MR BLÖF’ü ise ALİ ŞEN oynamıştı...

GECE KARTALI OLARAKTA BİLİNEN TEKS…

Kızılderili haklarını gözeten TEKS'in en yakın arkadaşı KİTT CARSON'dır

Eski bir kanun kaçağı ve aynı zamanda NAVAJO KIZILDERİLİLERİ'ninŞEFİDİR… Kanunlara çok şiddete  inanan TEKS kötüleri yakalamayı kendine görev bellemiştir.

ZAGOR’UN GERÇEK ADI PATRİCK WİLDİNG’DİR…

Baltalı İlah olarak da bilinen ZAGOR'un en yakın arkadaşı ÇİKO'dur.

DARKWOOD ORMANLARI’nda barışı ve huzuru tesis etmek için bataklığa inşa ettiği kulübesinde yaşar. KIZILDERİLİLER tarafından bir YARI-TANRI olarak görülür. AHHHHYAAAAKK şeklindeki repliği çok meşhur dur…

GERÇEK ADI KİT WAKKER OLAN KIZILMASKE YA DA FANTOM…

Atı KAHRAMAN ve kurdu ŞEYTAN ile maceralara koşar. Hakkında on kaplan gücünde olduğu ve ormanda ismini seslendiğinizde sizi bulup geldiği gibi rivayetler vardır.

BENGAL SAHİLLERİ’ nde PİGMELER tarafından bulunup büyütülmüştür. Yerini kimsenin bilmediği KAFATASI MAĞARASI’nda yaşar. Yüzünü görenin öleceği inancı vardır !!!

Sesi ormanda kaplanın bile kanını donduran KIZILMASKE’den yumruk yiyenlerin suratında, yüzüğündeki sembol olan KURUKAFA kalıcıdır…

GAZETECİ OLAN TENTEN’İN ARKADAŞLARI  KÖPEĞİ MİLU (FINDIK ) VE KAPTAN HADDOCT’TUR…

Pek çok olayın geçtiği MULİNSAR ŞATOSU’nda Profesör TURNÖSOL ve sakar dedektifler DUPON ile DUPOND hikayelerindiğer öne çıkan isimleridir.

TENTEN’in, entellektüelliği, kolay öğreniyor olması, içinde kötülük barındırmaması karakterinde en göze batan özellikleridir… Bu olaylar yaşının 15 olduğu düşüncesini yalanlar gibi dursa da, TENTEN’in bütün yaşlara eşit uzaklıkta bir karakter olduğunu kanıtlar niteliktedir.

PROFESÖR TURNÖSOL,ülkemiz için çok tanıdık bir karakterdir. KARAGÖZ’ün tüm özelliklerini taşımaktadır. Her şeyi yanlış anladığı gibi, bu yanlış anlamalar sayesinde kimsenin dile getirmeye cesaret edemeyeceği, “boşboğazlık” seviyesinde tespitler de yapar. Çok zeki bir bilim adamı olmasının yanı sıra günlük hayatında pek akıllıca hareketlerde bulunmadığından, komiklikleri ile okuyucuda bağımlılık yaratır…

DÜPONT ve DÜPOND, Belçika polis departmanının sevilen çalışanları olan ve bıyıkları dışında birbirlerine ikiz kadar benzeyen iki karakterdir…

TENTEN’in bütün maceralarında uluslararası polis olarak çalışırlar. Bazen kapkaç gibi sıradan olaylara bakarken, bazen de uluslararası bir uyuşturucu çetesinin peşine düşmekle görevlendirilirler.

Günlük hayatta neredeyse MİLU kadar beceriksiz olduklarından, komedi unsurunu olarak kullanılırlar. Olaylarda aktarılmak istenen bir fikir, ya da maceradaki bir gelişme onların ağzından duyulur. Çünkü biri bir cümle kurduktan sonra öteki “ DAHASI VAR” deyip aynı cümleyi başka bir cümle kurgusuyla tekrarlar ve aktarılmak istenilen fikri bizlere adeta ezberletir…

CONAN, 3200 YIL ÖNCE KİMMERYA’ DA YAŞAMIŞ BİR SAVAŞÇIDIR…

1970 yılında BARBAR CONAN adıyla çizgi roman olarak basılmıştır. Babasının mesleği olan demircilik yerine dünyayı gezen bir SAVAŞÇI olmaya karar vermiş CONAN, Moğol imparatoru CENGİZ HAN’dan esinlenilerek yaratılmıştır…

VE BİZİMKİLER…

Türk karikatür ve çizgiroman sanatının ünlü ismi SEZGİN BURAKtarafından 1964 yılında yaratılmış günlük komik bant karakteridir. Sanatçının bu eseri, HÜRRİYET GAZETESİ’nde uzun yıllar yayınlanmıştır.

İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan afacan bir çocuk olan HÜDAVERDİ'nin mahalle sakinleri ile maceralarını anlatır. Maceralarda yer alan mahalle sakinlerini ALİ BEY, mahallenin dilencisi PIRTIK, sarhoş ZURNA, HÜDAVERDİ'nin köpeği ORFE, GÖNÜL HANIM, YAKUP ve ÜŞÜTÜK'tür.

1971 yılında yönetmen LALE ORALOĞLU tarafından HÜDAVERDİ-PIRTIK adıyla filmi bile çekilmişti…

TÜRKİYE’ DE ÇİZGİ ROMAN FİKRİ, YURT DIŞINDAKİ KADAR İLGİ GÖRMEDİ…

Kütüphanelerde yer verilmeyen, küçümsenen, hatta “zehirli” bulunan, içerlerinde hayattan alınmış birçok anı bulunan Çizgili Hayat Kılavuzlarımız, adeta bizlerin, hayat okullarının İLK-ORTA-LİSE eğitimleri idi…

Televizyonun yaygınlaşmasıyla, sessiz sedasız çekildiler ortalıktan, kitaplıklardan bodrumlara, oradan da sahaf tezgâhlarına düştüler. Dünyada 90’ların başında, ülkemizde 2000’li yıllarla birlikte hem ESKİ DOSTLARIMIZ geri döndü, bu arada yenileriyle de tanıştık.

ÇİZGİYİ MİZAHA DÖNÜŞTÜREN DERGİLER…

1922 de yayına başlayan AKBABA’dan Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmayı başarmış GIRGIR( 972), ÇARŞAF (1976), FIRT (1976), KARAKEDİ (1979), LİMON (1985), LEMAN (1991), PENGUEN (2002) ve UYKUSUZ (2007)’a kadar daha birçok MİZAH DERGİLERİ de bizleri mizahın incelikleri ile tanıştırıp, bazen güldüğümüz, ne zaman neyin söylendiğine ve söylen(e)mediğine şaşırdığımız, kültürümüzle, tarihimizle, toplumumuzla ilgili, “hem komik hem ciddi” bilgiler edindiğimiz, ÇİZGİNİN MİZAH YÖNÜYDÜ...

Türkiye’de her ne kadar karikatürcüler farklı işlere imza atsa da hepsinin ortak görüşünün OĞUZ ARAL’ın yarattığı GIRGIR’ın mizah tarihinde bir dönüm noktası olduğuydu.

1972 yılında başlayan ve çoğu kişinin “efsane” olarak nitelediği GIRGIR’ın kapağında yer alan şu cümleler ise ARAL’ın kafasındaki dergiyi özetler niteliktedir: “Geçim derdini, can sıkıntısını, aşk yarasını, karı-koca kavgasını şipşak keser. Her derde devadır, gırgır da gırgır”.

Böylelikle MİZAH DERGİLERİ de hayat okullarımızın, ÜNİVERSİTE eğitimi oldular…

ÇİZGİ ROMAN KAHRAMANLARI, ŞİMDİ SEYREDİLEN FİLM VE OYNANAN OYUNLARDAKİ KAHRAMANLARDAN ÇOK FARKLI İDİ…

ÇİZGİ ROMAN KAHRAMANLARI, sonuçta doğru olanı yapmak için sorumluluk alan, özgürlük için savaşan, gücünü yanlış işlerde kullanmaktan kaçınan kişilerdi. 

Ana kahramanların ideal kişiliklerini korumak için olsa gerek etraflarında her zaman daha zayıf, daha keyfine düşkün, daha sorumsuz, daha eğlenceli tipler olurdu.

Tüm bu özelliklerine karşın, resimli olmalarından dolayı bu kitaplar, NORMAL okumanın önünde bir engel oluşturdukları kanısıyla, o dönemlerde fena halde aşağılandılar.

Halbuki ana kahramanlarının genelde kişisel olmayan amaçlar için fedakârlıkla, zekâyla ve dürüstlükle maceralara atılması ile HAYATTA HEP İYİLERİN VE İYİ OLANIN KAZANACAĞINI ÖĞRETMİŞTİ BİZE ÇİZGİ ROMANLAR…

Değerleri şimdi anlaşıldığı için, hepimize hayat kurmayı öğreten o ÇİZGİ ROMANLAR’dan TOMMİKS ve TEKSAS’ın yeniden çocuklara okutulması isteniyor…

ÇÜNKÜ HER İKİSİNDE DE KÖTÜLER HİÇ KAZANMIYOR…

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hilmi Süer 2020-09-14 12:41:17

Emin abi eski günleri tekrar hatırlattın bize,yaz tatilinde konyaaltı obalarında babam eski ikibuçukluk demir paradan harçlık verirdi ,6–7 tane teksas tommiks zagor alıp ,öğle sıcağında obanın ön kısmında meltem rüzgarını alarak okumak en büyük zevkimdi.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner344