• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • Antalya
  • TURİZM
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SAĞLIK
  • DÜNYA
  • RESMI REKLAMLAR
  • KÜLTÜR - SANAT RÖPORTAJ ÖZEL HABER
  • Ara
SON DAKİKA:
16:00
Antalya - Konya Yolu'nda Göl yatağı değil denildi: Uydu Aksini Gösterdi
15:44
Antalya – Konya yolu için KGM'den açıklama:Göl sahası içinden geçmemektedir
14:54
Antalya Konya karayolunda sörf keyfi! O anlar sosyal medyada gündem oldu
11:58
Selinus Kalesi'ndeki çalılık yangını korkuttu
11:10
İsrail ve ABD, İran'a saldırı başlattı: Trump'tan ilk açıklama!
10:52
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gözaltına alındı
10:36
Kayıp olarak aranan yaşlı adam, 12 saat sonra bulundu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hekimlerden destek! Farkındalık için ihtiyaç var
SAĞLIK
Yayınlanma: 16 Kasım 2024 - 17:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hekimlerden destek! Farkındalık için ihtiyaç var

Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en az 3 çocuk çağrısına destek verdi. Prof. Dr. Barış Ata, “Mevcut nüfus yapılarının genç yaşlı dengesini koruyabilmeleri için 3 çocuk yapılmasına toplum olarak ihtiyacımız var” dedi.

SAĞLIK
16 Kasım 2024 - 17:33
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hekimlerden destek! Farkındalık için ihtiyaç var
Antalya haber...  Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM tarafından düzenlenen 12. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi-TSRM 2024, 14-17 Kasım tarihleri arasında, Antalya'da gerçekleştirildi. 27 ülkeden 100'den fazla yabancı katılımcı, toplam 800'den fazla katılımcıyla gerçekleştirilen kongrede; “Bir Kadının Üreme Sağlığı Genel Sağlığıyla Bağlantılı Mıdır?, Transfer Edilecek Doğru Embriyo Nasıl Seçilir?, Tüp Bebek Başarısını Artırma Arayışında Teknoloji Ve Biyoloji, AI (Yapay Zeka) İle Embriyo Seçimi, Üreme Genetiğinde Yeni Teknolojiler, Doğurganlığın Korunmasının Psikolojik Önemi” gibi önemli konu başlıkları her yönüyle tartışılıp, güncel veriler sunuldu. Türkiye'den 168 konuşmacı ve oturum başkanının yer aldığı kongrede, 12 ülkeden 30 yabancı bilim insanının görev aldığı oturumlarda yeni gelişmeler katılımcılarla paylaşıldı. 10 Bilimsel Oturum, 76 Yuvarlak Masa Toplantısı, 3 Uydu Sempozyumu, 3 Hemşirelik Oturumu ve ASRM Kursu'nun yapıldığı bilimsel programda; 55 Sözel Bildiri, 4 Video Bildiri sunuldu.

Kongrede gerçekleştirilen basın toplantısında; Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, TSRM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ, TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yunus Aydın ve TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Erhan Şimşek, doğurganlık oranının azalmasına dikkat çekerek, üremenin devamlılığının sağlanması konusunda önerilerde bulundu.

Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata

“3 çocuk yapılmasına toplum olarak ihtiyacımız var”

Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğurganlık hızının nüfus yenilenme eşik değeri olan 2,1'in altına düştüğü gerekçesiyle yaptığı 3 çocuk çağrısını desteklediklerini açıkladı. Prof. Dr. Ata, “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; toplumların mevcut nüfus yapılarının hem toplam sayıyı hem de o nüfusun içindeki genç yaşlı dengesini koruyabilmeleri için, ortalama 2.2 çocuk gerekiyor. Dolayısıyla 2.2 çocuk olmayacağı için, en az üç çocuk yapılır ise ancak toplumun sürekliliğini ve ekonomik stabilitesini sağlamak mümkün. Bu sorun dünyanın her yerinde var ve Türkiye'yi de etkiliyor. Doğurganlık hızı, şu an iki nokta iki gerekirken bir buçukta. O yüzden, farkındalık sağlayıp genç yaştan başlayarak 3 çocuk yapılmasına toplum olarak ihtiyacımız var. 3 çocuk yapılmadığı sürece nüfuslar küçülüyor, yaşlanıyor ve sistemlerin dönmesi imkansız hale geliyor. O sebeple bunun nedenlerini bulup bununla ilgili bir farkındalık sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

“İsteyerek çocuk yapmayan insanları, üremeye ikna etmek için tıbben yapabileceğimiz bir şey yok”

Doğurganlığın şehirleşmiş, endüstrileşmiş bütün ülkelerde düştüğüne işaret eden Prof. Dr. Barış Ata, OECD'nin Glance at Society 2024 raporuna göre doğurganlıktaki düşüşün en önemli nedeninin, ekonomik güçlükler ve gelecekle ilgili belirsizlik duygular olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ata, şöyle devam etti: “Çocuk yapmamayı tercih eden çiftlerin en önünde gelen gerekçesi, ekonomik güçlükler ve gelecekle ilgili belirsizlik duyguları. Önemli bir kısım istemediği için bu endişelerden yapmıyor. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok ama şartlar, hayat iyileştikçe ki hayat her zaman üç aşağı beş yukarı benzerdir aslında. Ama yapmak isteyip de yapamayan, yine Dünya Sağlık Örgütü'nün geçen yılki araştırmasına göre; 6 çiftten birisi bir noktada bu sorunu yaşıyor, bu yüzde 17-18'lik kısma destek vermek lazım. Nüfus artışını geri sağlayabilmek için, değişik ülkelerin denediği değişik çözümler var. Mesela, Güney Kore çocuk yapan çiftlere 75 bin dolarlık destek veriyor. Çıkarıp parayı vermiyor ama belli indirimleri, tedaviyi karşılıyor. Buna rağmen doğurganlık yükselmiyor. Finlandiya, bir buçuk yıla kadar babalık izni veriyor. Buna rağmen yükselmiyor. Dolayısıyla anlattığım endişelerden dolayı isteyerek çocuk yapmayan insanları üremeye ikna etmek için tıbben yapabileceğimiz bir şey yok.”

“6 insandan birisi istediği halde çocuk yapamıyor”

Prof. Dr. Barış Ata, hedeflerinin çocuk yapmak isteyip yapamayan toplumun yüzde 18'lik kısmına yardımcı olmak olduğunu açıkladı. Ata, “Bu grupla ilgili, Dünya Sağlık Örgütü'nün bu yıl yayınladığı bir çalışma var. 6 insandan birisi istediği halde çocuk yapamıyor, kısırlık problemi yaşıyor. Altıda bir demek yüzde 17'ye yüzde 18'e dayanıyor, bu da 6'da 1 demek. Bu insanlara yardımcı olunabilir ise üreme hızı öyle artırılabilir. O yüzden bizim kendimize bu yıl ki görev edindiğimiz şey, üreme sağlığıyla, üreme potansiyeliyle ilgili toplumun bilgilendirilmesi. Demografik yapının korunabilmesi konusunda, arzu edenlerin, çocuk sahibi olmak isteyenlerin, üç çocuk yapması için teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz de üç çocuk diyoruz, bu objektif bir gerçek” şeklinde konuştu.

TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yunus Aydın

“Tüp bebek konusunda sınırlama kaldırılsın”

TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yunus Aydın, en az 3 çocuk hedefinin gerçekleştirilmesi hususunda tüp bebek yapmak isteyen çiftlere sınırlamaların kaldırılması gerektiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: “Şu an, 40 yaşının altında en az 3 yıllık evli ve daha öncesinde gebe kalamamış çiftlere devlet tüp bebek desteği vermekte. Bu kısıtlama, daha hızlı gebeliğe ulaşması gereken çiftlerin gecikmesine neden olmaktadır. O yüzden bizim önerimiz, bu tarz kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Gerek tüp bebekte gerek normal doğumda 1. çocuktan sonra devlet destek kapsamından çıkartmaktadır. Yani 2. ya da 3. çocuk devlet desteği kapsamında yapılamamaktadır. Sonuçta, şu anki bizim de önerimiz en az 2 ya da 3 çocuk sahibi olabilmek olduğu için, 1. çocuktan sonra da 2. hatta 3. çocukta da devlet desteğinin tüp bebek tedavisi için devam etmesi ya da bu desteğin belli oranlarda azaltılarak gidilmesi olabilir. Bir üçüncü konuysa, özellikle çocuk sahibi olamayan çiftler, ileri yaş gruplar, 35 yaşının üzerindeki çiftler ve bu gruplarda gerek doğal yoldan, gerek tüp bebekle çocuk sahibi olabilme oranı daha düşük. Bu gruplara devlet en fazla üç hak tanımakta, özellikle ihtiyacı olan ileri yaş çiftlerde bu tarz bir sınırlamanın kaldırılması, gerekirse altıya kadar çıkarılması, gerekirse de en azından bir çocuk sahibi olabilene kadar desteğin devam ettirilmesini önermekteyiz.”

TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Erhan Şimşek

"Yumurta dondurma maliyeti, tüp bebek maliyeti kadar”

TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Erhan Şimşek ise birçok kadının gerek sosyal, gerek eğitim, gerek kariyer hedefleri nedeniyle evliliği ve gebeliği ertelediğine dikkat çekerek, yumurta dondurma seçeneğine daha fazla teşvik verilmesi gerektiğini kaydetti.
Doç. Dr. Şimşek, şöyle konuştu: “Son 20 yılda da Türkiye'de ilk çocuk sahibi olma yaşı 27'lere, 28'lere dayanmış durumda ve büyükşehirlerde bu 29 ve üstüne çıkmış durumda. Dolayısıyla evlilikler ve çocuk sahibi olmak giderek öteleniyor. İleride çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarımıza çocuklarını planlamak, yumurtaları kalmadığında onlara bir gebelik şansı verebilmek için son 10 yıldır Sağlık Bakanlığı tarafından yumurta dondurma seçeneği konusunda teşvik sağlanıyor. Ama çeşitli kısıtlamalara bağlı. Birinci problem, azalmış yumurtası olan hastaların dondurması. Çünkü, devlet politikaları bir hastanın yumurtayı serbestçe dondurmasını, azalmış yumurtası varsa önceliklendirmeye programlanmış. Halbuki biz biliyoruz ki bir kadının 38-40 yaşında yumurtaları azaldığı için, yumurta dondurmaya geldiği zaman başarısı düşük oluyor, az sayıda yumurta donduruyorsunuz ve geri döndüğünde gebe kalma oranı düşük oluyor. Bu nedenle, sağlanan bu hakkın genişletilmesi, bu kadınlar için daha ileride çocuk sahibi olma ve ailelerini tamamlama anlamında çok büyük bir avantaj sağlayacaktır. Bir diğer nokta da, yumurta dondurmanın maliyeti tüp bebek maliyetleri gibi ciddi maliyetli bir iştir ve maalesef her kadının evrensel buna erişimi, bu tedavilerin çok büyük kısmının hasta tarafından karşılanmasını gerektirmektedir. Ve hastanın karşılaması da, ciddi bir maddi imkan ve yük getirmektedir. Bunu belki global olarak belli şartlar daiminde çoğu kadının faydalanabileceği şekle getirmek, o kadınların ileriki yıllarda doğurma isteğini, ailelerini tamamlama çabalarını gerçekleştirmelerinin önünü açacaktır.”

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Feci kazadan umuda: Kopan uzuvlar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi
Feci kazadan umuda: Kopan uzuvlar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde göz hastalıklarına lazer ile tedavi
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde göz hastalıklarına lazer ile tedavi
Kepez'de 2 yeni Aile Sağlık Merkezi açılacak
Kepez'de 2 yeni Aile Sağlık Merkezi açılacak
Bir yılda 6 bin 577 kişiye ücretsiz kanser taraması
Bir yılda 6 bin 577 kişiye ücretsiz kanser taraması
Son Haberler
Antalya - Konya Yolu'nda Göl yatağı değil denildi:  Uydu Aksini Gösterdi
Antalya - Konya Yolu'nda Göl yatağı değil denildi: Uydu Aksini Gösterdi
Antalya – Konya yolu için KGM'den açıklama:Göl sahası içinden geçmemektedir
Antalya – Konya yolu için KGM'den açıklama:Göl sahası içinden...
Antalya Konya karayolunda sörf keyfi! O anlar sosyal medyada gündem oldu
Antalya Konya karayolunda sörf keyfi! O anlar sosyal medyada gündem...
Kira geliri elde edenler için beyan süresi 1 Mart'ta başlıyor
Kira geliri elde edenler için beyan süresi 1 Mart'ta başlıyor
Selinus Kalesi'ndeki çalılık yangını korkuttu
Selinus Kalesi'ndeki çalılık yangını korkuttu
Alanya Tiyatrosu uluslararası arenada parladı
Alanya Tiyatrosu uluslararası arenada parladı

Ana Sayfa
GÜNDEM
Antalya
TURİZM
EKONOMİ
POLİTİKA
MAGAZİN
SPOR
SAĞLIK
DÜNYA
RESMI REKLAMLAR
KÜLTÜR - SANAT
RÖPORTAJ
ÖZEL HABER
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Antalya
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • POLİTİKA
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • TURİZM
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.