banner302


banner292
banner129

Çocuklar için her durumda en anahtar kelimelerden biri ‘güven’. Ailesine ve içinde bulunduğu koşullara güvenen çocuk her zaman olaylardan en az hasarla çıkabilir. Bunun için ilk bölümde kendimizi, ruh ve beden sağlığımızı korumak adına neler yapabileceğimizden bahsettik. Şimdi onları 
nasıl daha fazla destekleyebileceğimize bakalım.

Çocuklarımız da bizlerle süreci aynı belirsizlik ve kaygı içerisinde yaşıyor olabilir. Onların da en az biz yetişkinler kadar rutinleri, alışkanlıkları değişti ve her zamankinden daha uzun süre evdeler. Bu durum onların canını bir hayli sıkıyor olabilir ve aslında ne yapmaları gerektiğini, tam olarak neler olduğunu anlamıyor olabilirler. Biz süreci biliyor olmamıza rağmen bu denli yoğun stres ve baskı altında hissedip adaptasyon sürecimizi tamamlamaya çalışırken onların da bu süreci sancılı geçiriyor olmaları oldukça muhtemeldir. 

Çocuklar genellikle beklenmedik durumlarla karşılaştıklarında yaşadıkları kaygı durumlarını ebeveynlerini zorlayacak davranışlar sergileyerek açığa çıkarırlar. Aşırı ilgi isteyip, her zamankinden farklı davranışlar gösterebilirler. Saldırganlaşabilirler ya da regresyon gösterip küçük bir bebekmiş gibi davranabilirler. Gelişim psikoloğu AlethaSolter’ın dediği gibi ‘Çocukların en çok ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duydukları zaman sevgiyi hak etmeyecek şekilde davrandıkları zamandır.’

Çocuklarla çalışırken kullandığımız en etkili iletişim dili ‘oyun’. Korku ve fobiler ile başa çıkmada, travmatik durumlara maruz kalan çocuklarla ya da yoğun stres yaşayan çocuklarla ve daha birçok konuda çocuklara giden yolda bir araç olarak kullanıyoruz. Çocuklar oyunda olabilecek çoğu şeyin 
gerçekte de olabileceğine inanır. Çocuk için gerçek oyundur. Hatta bazen bu kaygılarıyla başa çıkmak için kendi kendileri de yaratıcı yollar bulurlar; doktor fobisi olan çocuğun sürekli doktorculuk oynaması gibi.

Sizler de evlerinizde çocuklarınız ile sembolik oyunlar oynayabilir, küçük canlandırmalar yapabilir, onları bu şekilde rahatlatabilirsiniz. Örneğin; kurduğunuz bir oyunla bütün virüsleri yenebilir, dünyamızı siz kurtarabilirsiniz. Onu saçmalamaya, anlamsız davranmaya ve mümkün olduğunca gülmeye teşvik edin. Unutmayın şaka ve kahkaha iyileştirir.

Bazı çocuklar ise ihtiyaçlarını size bebekmiş gibi davranarak, bebek temalı oyunlarla gösterecektir. 

Bu tip durumlarla karşılaştığınızda çocuğunuzdan anlamanız gereken ilk şey çocuğunuzun değişimler ya da içinde bulunduğu durumlar karşısında kendini güvende hissetmeye olan ihtiyacıdır. Bunu engellemek ‘Ama sen bebek değilsin ki’, ‘Sen büyüksün bak büyüdün artık’ demek yerine ihtiyacını kabul edip onunla oyunlarımızda bebek olduğu oyunlar oynamak önemlidir.

Bu oyun seanslarını verimli hale getirmenin anahtar noktalarından biri ise sizlerin de gerçekten isteyerek oyun oynuyor olması ve oyun sırasında sadece oyunla ilgileniyor olmanızdır. Bu yüzden size önerimiz hoşunuza gitmeyen ve canınızı sıkacak oyunları çocuğunuzla istemeden ynamamanızdır. 

Çocuklar ile oyun oynamak onların kaygılarını önemli ölçüde azaltır. İletişime ve iş birliğine daha fazla açık olurlar. Yalnız sürekli olarak aynı temalı oyunları sizin yönlendirmenizle oynuyor olması ve evde hep aynı konunun egemen olmasının çocuklarınızda yeni bir kaygı durumu oluşturabileceğini bilerek doğal akışımızı tamamen değiştirmemeli, aşırıdan kaçınmalısınız.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242