banner154

banner129

Bir insanın evinden, köyünden, memleketinden vatanından ayrılmasıdır göç. Yuvanızdır orası. Ayrıldığınız anda özlersiniz. Tezek kokan köylerinize bile hasretlik çekersiniz.

Ayrılık belki de çok zor olduğu için  “Göç yolda düzelir” demişler. Peki bir insanı o çok zor olan göçe iten şey nedir? Uygarlık tarihi boyunca insanoğluna baktığımızda sürekli yer değiştirmiş.

Göçün temelinde ekonomi  ve güvenlik  arayışı vardır. Can ve mal kaygısı olmadan güvenle yaşayabileceğin yerlerin arayışıdır göç.

Bu nedenle insanlar karınlarını doyurabileceği, korunaklı yerleri tercih etmiştir yaşamak için. Ortadoğu coğrafyası ise insanoğlunun yaşamına en elverişli imkanı sunmuştur.

Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Yunan ve Roma uygarlıklarının bu coğrafyanın eseri olması da bundan kaynaklanmaktadır.  

Felsefenin, bilimin, sanatın, demokrasinin atası da haliyle bu topraklardır. İnsanoğluna en elverişli imkanı sunan bu coğrafyada yaşamak, zenginliğinden dolayı bir o kadar da zordur.

Tarih boyunca bu topraklardan bu yüzden kan ve de gözyaşı hiç eksik olmamıştır. Herkes bu coğrafyanın sahibi olmak, nimetlerinden yararlanmak istemiştir.

Aslında bugün Suriye’de, Irak’ta, yaşanan savaşlar, bölgedeki diğer ülkelerde yaşanan çatışmalar, kaoslar da bunun eseridir. Haliyle bu savaşlar insanların göç etmesine de yol açmıştır. Onun için milyonlarca Suriyeli yerinden yurdundan kopup başka ülkelere göç etmiş, sığınmış durumdadır.

Geçenlerde İngiltere’de ana muhalefet partisinin lideri bir video yayınlamış. Videoda sermaye sınıfına ülkenin kaynaklarını akıtan bir siyasetçi, kendinden hizmet bekleyenlere para olmadığını söyleyip  yaşanan sorunların adresi olarak mültecileri gösteriyor. Bunu da kalabalığın arasında sessizce oturan mülteci Ali’yi işaret ederek anlatıyor. İşsizliğin de yoksulluğun da Ali’den kaynaklandığını söylüyor.

İngiltere’de Türkiye’de olduğu kadar sığınmacı da,  göçmen de yok. Dünyada bu işin yükünü belki de tek başına çeken ülke Türkiye. Türkiye’de 4 milyon Suriyeli var.

Suriyeli’lere ülkemizde 40 milyar dolar harcandığı söyleniyor.  Antalya’da Suriyelilere ikamet izni verilmiyor. Ama ağırlıklı olarak Kepez’de binlerce Suriyeli yaşıyor.

Burdur, Isparta gibi komşu illerde ikamet ediyor gibi belge alıp Antalya’da yaşadıkları söyleniyor. Bu da güvenlik endişelerini artırıyor.

Suriyeliler yüzünden sıkıntı çekildiğini, işsizliğin yaşandığını iddia edenler oluyor. Ama ülkede yaşanan tüm sorunları onlara fatura etmek, onları günah keçisi ilan etmek de doğru bir yaklaşım olmayacaktır.  

Onları yargılamak yerine, onları evlerinden memleketlerinden, vatanlarından ayıran etkenlere bakıp bir ders çıkarmak ve de o ülkelerin yaptığı hataları yapmamayı öğrenmemiz daha doğru olacaktır.

Bunu niye söylüyorum; Çünkü ülkemizde yaşanan ekonomik ve politik sorunlar da bazı yatırımcıları arayışa itmiş durumda.

 Konuşulanlara göre; İnşaat sektöründe işler dibe vurmuş.Örneğinboya firmalarının kimi yabancılara satılmış, kimi el değiştirmiş. Çimento sektörünün üçte bir kapasiteyle çalıştığı söyleniyor.

Bu firmaların kimisinin çıkış yolu olarak Afrika’yı gördüğünü duyuyorum. Kimi ekonomik nedenlerden, kimi demokrasiden, insan haklarından, özgürlük ve adalet arayışından dolayı başka ülkelere yelken açmış durumda. 

Bugün eğer insanlar çocuklarının geleceğini kurtarmak için başka ülkelere göç etmeye başlamışsa, yatırımlarını kabile topluluklarının  olduğu topraklara bile taşımayı düşünüyorsa, oturup düşünmek lazım.

Aksi takdirde İngiltere’de muhalefet partisinin lideri tarafından tiye alınan siyasetçilerden farkımız kalmaz. Öte yandan Türkiye üzerinde de oyunlar sergilenmektedir: Irak’ta, Suriye’de.

Hatta İran’da olduğu gibi bu topraklarda da bizi birbirimize düşürmeye çalışacaklardır.

Eğer Atatürk’ün izinden şaşmadan yolumuza devam edersek bizi kimse birbirimize düşüremez.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adnan Karacagil 2019-11-19 20:27:48

Güzel bir konuya derinlemesine değinmişsiniz bu ülkede üretmek sadece gıda sanayi üzerine değil nitelikli geleceği kurtarmak adına eğitimli insanlar yetiştirmek gerekiyor

banner157

banner174

banner242

banner241