banner302

banner265

banner292
banner129

Kapitalist sistemin doğurganlığı sonucunda oluşan, kültür endüstrilerinin tüketim çılgınlığını yaratarak, insanları belirli kalıplar içinde hareket etmeye zorladığı özel günlerden biri olan 14 Şubat Sevgililer Gününün  hikayesi aslında III. yüzyıla dayanmaktadır. İmparator 2. Claudius Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentina’da Cladudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudias’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi.


Aziz Valentine, insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü ve Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatında da Hıristiyan şehitliğine gömüldü. Aynı zamanda Roma’da putperestler Şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramını kendi putperest tanrıları Februata Juno için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seremoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hıristiyan Kilisesinin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar, bu törenlerin, özelliklede evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişileştirildi.


Onun Lupercalia festivalinin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir rastlantıydı, böylece Roma’nın bereketlilik ve döllenme kutsamaları ile Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi birleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı. Gençler isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramının başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. Sevgililer günü o tarihten günümüze sadece Batı ülkelerinde değil, hemen hemen dünyanın her yerinde kutlanan bir gün olma özelliğine kavuşmuştur.
Aziz Valentini bir tüketim metasına dönüştüren sevgililer günü, Sanayi devrimi sonrası asıl devrimini yaşayarak, uluslarası  etkinliğe dönüşülen bugünde kişiyi, alışverişe, belli kalıplar içinde sınırlamaya, tüketime yönlendiren yapay bir sevgi çemberi oluşturmaktadır.


Sevgi, bir kalıba ve bir güne sığamayacak kadar hayatı anlamlı kılan en sihirli güçtür. Sevgi hep yenilenmeye ihtiyaç duyar. Ben onu seviyorum zaten deyip bir söz yada hareketle sevgisini belli edememek sevginin kapısından girmemiş demektir. Sevgi, hiçbir beklentisi yoktur ama söze, verilen ilgiye, sevgiyle bakan gözlere, seni hatalarıyla seven, seni anlayan bir kalbe ihtiyacı vardır... Bazende sevgini verebileceğin kişi hep hayalinde kalır, o hayalin aldığı nefes bile yaşama sebebi olabilir sevenin... Sevgiyi metalaştıran, bir tüketim nesnesine dönüştüren 14 şubat Sevgililer Günü, Dünya  ekonomisine katkıda bulunabilir ama sevginin kesesine birşey katamayacağına inanmaktayım...

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242