banner154

banner129

Vatanımız ve milletimizle ilgili tüm gayretlerini ve fedakarlıkları bir kenara bırakalım, ölmüş bir insanın arkasından olumsuz konuşmak dahi günah ve ayıptır.

Ancak nefretlerinin sınırı olmadığı için, Atatürk gibi bir dünya değerine her türlü iftirayı atıp, kirli yaftayı yapıştırıyorlar. Malum güneş balçıkla sıvanmıyor ve günümüzde çıkar ve garez amaçlı yapılan her türlü itibar cellatlığı sahibine bir bumerang hızıyla geri dönüyor. 

Neyse, kendi kinlerinde boğulsunlar, attıkları iftiraların rüzgarı kayadan toz bile alamaz deyip konuya gelelim; 

Malumunuz; Gazi’ye yönelik tüm karalamaların zirvesinde alkolden öldüğü yalanı yer alıyordu. 

Bunun gerçek olmadığı tahmin ediliyordu ama bilimsel olarak ortaya konulamıyordu.

Kimi - doktor hatası ve yetersizliği- diyordu, kimisi geçirdiği sıtma hastalığının ve içtiği kininlerin etkisini işaret ediyordu vs. ama ortaya çıktı ki; Mustafa Kemal Atatürk’ün siroza yakalanmasının nedeni alkol değil, vatan sevdasıyla katıldığı savaşlarda vücuduna giren parazitlermiş!

Yani yedi düvelin başaramadığını, ‘Şiztozama’ adlı bir parazit başarmış desek yanlış olmaz. 

O dönemde batılı doktorlar daha çok Kahire çevresinde görülen bu parazitlere tanı koyacak bilgiye sahip değillermiş. Bu nedenle Atatürk’ün siroza yakalanmasının gerekçesi tespit edilememiş. 

Hatta İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un da, Kahire’de yaşadığı dönemde siroza yakalanmasının nedeninin de bu parazitler olduğu öne sürülüyor. 

Deniliyor ki; Atatürk, Osmanlı’nın bir neferi olarak Ortadoğu’da görev yaptığı sıralarda gerek at üzerinde gerekse yaya olarak yaptığı seyahatlerde yıkandığı sulardan bu paraziti kapmış olabilir. 

Bu acı gerçeği ortaya çıkaran kişi ise, parazitoloji ve mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Gülendame Saygı.

Bu saygın bilim insanı yaptığı araştırmada, Atatürk’ü tedavi eden doktorların karaciğerdeki büyümeyi dahi fark edemediğini, sadece karnındaki su toplama sorunu ile ilgilendiğini ortaya koydu.

Alman bilim adamlarının Atatürk’ün sirozunun alkol sirozu olmadığını açıkladığı ancak tedavi ekibinin bu uyarıyı ciddiye almadığı da gelen bilgiler arasında. 

Sonuç olarak gerçek şu ki; Atamız vatan topraklarını savunurken genç yaşta yaşamını yitirdi.

Bunu ortaya çıkartan ve iftiraların köküne kibrit suyu eken değerli Türk bilim insanı Prof. Gülendame Saygı’ya minnet duygularımı ifade eder, sağlıklı ve uzun bir yaşam dilerim. 

Esen kalın.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner241