banner154


banner129

Yüzeyinin düzgünlüğü, düşük gürültü seviyesi, konforu, sürücüye sağladığı güvenli sürüş keyfi, asit ve sülfatlara dayanıklılığı nedeniyle korozyona neden olmaması, yapımı ve bakımının kolaylığı, çevresel etkisi ve yüzde yüz geri dönüşüm imkânı gibi özellikleri göz önüne alındığında, standartlarına uygun asfalt yolların, küçük çaplı onarımlar ile kırk yıl dayandığı bilimsel bir veri olarak mevcut.

Peki asfaltlarımız bu kadar yıl dayanıyor mu?

Bir seçim öncesi veya 6-7 yıl öncesinde asfalt kaplaması yapılmış ana caddelerimizi, aracımızla şöyle bir dolaşalım. Sanki engebeli arazide stabilize yolda gidiliyor zannedersiniz.

Birçok yeri çökmüş, yama ile doldurulmaya çalışılmış, kesilmiş ve çizilmiş durumda.

Aracınız sağa sola yalpalayarak gidebiliyor.

Mazgalların çevresi şimdiden dökülmüş, birçok yer çatlamış, yağan ilk yağmurla dökülmeye başlamış, çukurlar oluşmuş.

Acaba neden?

Mıcır’ından bitüme kadar, kullanılan malzemelerin standartında belirlenmiş özellikleri taşımadığı anlaşılıyor.

Yine seçim var ve yoğun asfaltlama çalışmaları var, hem de ülkenin her tarafında. 

Sıradan bir taş ocağından elde edilecek mıcırı, bitüm ile karıştırıp ürettiğiniz asfalt ile yaptığınız şehir içi yollar, eğer belediye başkanı iseniz, size belki önünüzdeki bir seçimi kazandırabilir. 

Başka bir kamu idaresinde yöneticiyseniz koltuğunuzda birkaç yıl daha oturmanızı sağlayabilir, 6-7 yılda asfalt yolları yenileyerek halkın beğenisini kazanabilirsiniz.

Halk ise 6-7 yıl sonra bu yollardaki oluşan çukurların gerçek sebebini, yapıldığı yılı aklından bile geçirmez, seçim öncesi bunların yenilenmesi halinde, övgüler dizer alkışlar, bunu da çok iyi bilirsiniz.

Asfalt yolun hammaddesi olan mıcırın yaklaşık metreküp fiyatı 38-40 lira ama kalitesiz olanı ile % 10 daha ucuza imalat yaparak tasarruf yaptığınızı söyleyip övünebilirsiniz. 

Bitüm ise 2.000-3.750 TL/Ton arasında değişiyor.

Asfaltı kendiniz yapmayıp ihale ile yaptırdığınızda, yine yaklaşık maliyetin %20-%30 altında birim fiyat veren bir firmaya verip, ucuza iş yaptırdığınızla övünebilir, hakkınızda yapılacak iğneli yorumlardan da kaçmış olursunuz.

Ama 40 yılda bir ödeyeceğiniz yapım bedelini her 6-7 yılda ayrı ayrı 6 defa mükerrer ödersiniz.

Yani mıcıra 40 yıl için bir defada 40 lira ödemek yerine, ucuza iş yapmak adına 35 lira öderken yaptığınız asfaltın ömrünü 6 kat kısaltmış olursunuz ve sonraki yıllarda 6 kere 35 lira olmak üzere toplam 210 lira ödemiş olursunuz.

Bitüm tonu için yine 40 yıl için bir defa 3.750 lira ödemek varken,  % 10-15 daha ucuz malzeme kullandığınızda, yine sonraki yıllarda 6 kere ayrı ayrı3.300 lira olmak üzere toplam 19.800 Lira ödemiş olursunuz.

Kamu kaynağı böyle heba oluyor hem de boş yere, kamu zararı böyle oluşuyor. Hesabı da sorulamıyor.

Oysa, sistem gereklerine uygun işlemiş olsaydı, heba olmayan kamu kaynakları;

S.M.A hastaları için hiç düşünülmeden kullanılabilecek, çaresizlik içinde kıvranmayacaklardı.

Sosyal anlamda alınabilecek tedbirlerle, ana arterlerde her kırmızı ışıkta bir madde bağımlısı, bir dilenci beklemeyecekti.

Kapkaç, soygun, hırsızlık vs. bu kadar fazla olmayacaktı.

Daha birçok olumsuzluk meydana bile gelmeyecekti.

Ne mi yapılmalı?

Atatürk’ün “Ülkesini en çok seven kişi, görevini en iyi yapan kişidir” sözüne uygun olarak hareket edildiğinde her şey yoluna girecektir.

Üstelik her iki dünyayı kurtarmanın yolu da bu anlayıştan geçer.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Özkır 2019-03-20 01:09:12

Çok açıklayıcı bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Daha çok okunması ve anlaşılması dileğimle...

banner174

banner157