banner234

banner265

banner292
banner228
03 Ocak 2020 Cuma 14:23
Cehennemden cennete!

Antalya’nın ilk mimarı olan Tarık Akıltopu, renkli kişiliği ve kent tarihine yönelik bilgisiyle turizm kentine imza atmış isimlerden biriydi. Günümüz Antalya’sının geçmişle bağını sağlayan önemli isimden biri olan Tarık Akıltopu, büyüklerinden dinlediği ve bizzat yaşadığı turizm kentinin 100 yıllık geçmişine ışık tutmasının yanı sıra yazdığı şiirlerle de bu kenti anlatmıştı. Akıltopu’nun ifadelerine göre 1920’li yıllarda Antalya adeta bir ‘Cehennem’ olarak tanımlanıyordu.

Yazları şehir boşalıyordu

Akıltopu’nun verdiği bilgilere göre, bundan 80-100 yıl önce yerleşim sadece Kaleiçi ve çevresindeydi. Konyaaltı plajına karadan ulaşım yoktu, sadece iskeleden kayıkla gidilebiliyordu. Yazları şehrin büyük kısmı bom boş oluyor, İnsanlar yaz aylarını genellikle Korkuteli yaylasında geçiriyorlardı. Antalya'da kalanlar da, sıcaktan ötürü gündüzleri fırsat buldukça uyuyorlardı.

İner-kalkar ahşap köprü vardı

Antalya, devlet memurları için sürgün yeriymiş o yıllarda. Ulaşımı zor, çok sıcak, sivrisinekli ve sıtmalı bir şehir. Bugün Kalekapısı olarak adlandırdığımız Saat Kulesi'nin hemen yanında  1921 yılı Mayıs ayında Mısır'a gitmek üzere, dört-beş gün gemi bekleyen Kadriye Hüseyin yazdığı kitapta Kalekapısını şöyle anlatıyordu;

“Antalya Kalesi'ni çeviren ve içinde su bulunan hendek üzerinde bir iner-kalkar köprü bulunuyor. Bu kapı akşam saatlerinde ve cuma namazı saatlerinde kapalı tutuluyor. Kapı demirden değil, üzerine büyük kabaralar çakılmış ahşaptan bir kapı. “

Evliya Çelebi ise günümüz Kaleiçi’ni şöyle anlatmıştı:

“Cümle yetmiş sokaktır. Sokakları kaldırımdır. Her evin dört direk üstüne bir çardağı vardır ki Antalyalılar yazın geceleri orada yatarlar. Bütün evler güneye, batıya ve limana nazırdırlar. Havası ağırdır. Bu yüzden her sene İstinaz (Bugünkü Korkuteli) yaylasına çıkarlar. Limanı 200 gemi alır, sekiz rüzgardan emindir. Liman girişinde büyük iki kule vardır. Ama liman içinde her rüzgarın kasırga ve sağanağı eksik olmaz. Onun için gemiler palamarlarını, sahildeki yüksek kayalara bağlarlar. Şehrin havası çok sıcaktır. Bu yüzden halkın yüz  renkleri sarıya çalar. Humma hastalığı çoktur. Fakat limonu zehirleri kesicidir. Safra ve balgamı parça parça eder. Turunçları, limonu, hurma, zeytin, incir, şeker kamışı, narı cihanı tutmuştur. Her tarafı bağ ve bahçedir. Tekeli Paşa Bahçesi kalenin güney tarafında, hendek kenarında sıra sıra hurma ağaçları ile en meşhurudur."

Tayini çıkan memur ağlayarak gelirdi

Tekrar Antalya’nın ilk mimarının anlattıklarına dönersek, Tarık Akıltopu,  Antalya’nın cehennem olarak anıldığını, kuş uçmaz kervan geçmez kente gelmek zorunda olanların ağlayarak Antalya’ya ulaştıklarını söylemişti. Akıltopu, sıcağı bol Antalya’nın, 1930’lu yıllarda sivrisineğinin ve sıtma gibi çeşitli hastalıklarının da bol olduğunu belirterek, “Antalya cehennemine tayin olan memur ağlayarak gelirdi. Doğa güzeldi, ama yaşanacak gibi değildi. Yazın halk Korkuteli yaylasına kaçar, kalan esnaf ise gündüzleri uyurdu” dedi.

İçme suyu problemi vardı

Antalya’nın 1930’lu yıllarda 18 bin kişilik bir kasaba görüntüsüne sahip olduğunu anlatan Akıltopu, “Antalya’da arksız sokak, kuyusuz ev yoktu, ama içme suyu problemi vardı” diye konuştu.       Antalya’nın merkezinin 1930’lu yıllarda Kaleiçi ve çevresi olduğunu belirten Tarık Akıltopu, “Bu yıllarda Konyaaltı’na karadan ulaşmak imkansız gibiydi. Yat Limanı’ndan tekneye binilip, Konyaaltı sahiline gidilirdi. Özellikle bayanlar çocuklarını alarak bu ıssız sahilde güneşlenirlerdi. Bugün ise Konyaaltı bir cennet oldu” diye konuşmuştu.

MYGazete.com Özel

banner32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner242

banner275