banner154

banner228
04 Nisan 2018 Çarşamba 14:42
Antalya'daki okullarda büyük tehdit

İşte Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ali Keleş’in yaptığı o açıklama:

'‎22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapmış olduğumuz basın açıklaması sonrasında ilgili kurum olan ASAT tarafından karşı açıklamalar yapılmıştır. Bu karşı açıklamalar sonrası siz değerli basınımızın karşısında konuyu detaylandırmak gereğini duyarak bu basın açıklaması yapılmasını kurumsal görevimiz olarak kabul ederiz… 

Dünya Su Günü nedeniyle yaptığımız basın açıklamasında biz üç yıldan beri Antalya İçmesuyu Kaynaklarının Beslenme Alanları, Akiferleri ve Koruma Alanlarıyla ilgili alınması gereken tedbirlerin alınmadığını, bu durumun devam etmesi durumunda su sıkıntısı yaşanabileceğini, su kaynaklarımızın korunmasını sağlanmasını istemiştik. Ayrıca Antalya içmesuyu kaynaklarında gözlenen arsenik miktarını ve nedenlerini bilimsel bir çalışmadan alıntı yaparak açıklamıştık.  

Bizim bu açıklamamız sonrası su kaynaklarımızı korumakla görevli Antalya Büyükşehir belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü’nün açıklamaları basınımıza yansımıştır. Bu açıklamalara baktığımızda “su kaynaklarımızın korunmasına yönelik gerekli hassasiyeti göstereceğiz” denilmesini beklerken, gerçeği tam olarak yansıtmayan açıklamalarla karşılaştık. Bir kurum olarak Jeoloji Mühendisleri Odamız ile Oda Başkanı Ali Keleş olarak şahsımı hedef alan suçlamalarla gerçekleri gizleyemeyeceklerdir. Oda yönetimi ve şahsım olarak; Antalya’nın içmesuyu havzalarındaki son yıllarda gündeme gelen ve sonuçları görülen kirliliğin neden ve sonuçlarını irdelemek ve Antalya Halkını bilgilendirmek ve uyarmak kurumsal görevimizdir.     Biz meslek odası olarak bu uyarıları yapmazsak işte o zaman sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz.

 ASAT yetkilileri yapmış oluğu karşı açıklamada “sularımızın tamamının yeraltı suyundan ve kaynaklardan karşılandığını, Halk Sağlığı kurumu ile ortak belirlenen 160 noktadan izleme faaliyeti yürütüldüğünü” söylemişlerdir. Yine “açıklanan analiz sonuçlarının ham su sonuçları olduğu, en kötü sonuçların gösterildiğini, Termesos su kaynaklarından alınan su Duraliler su kaynakları ile paçal yapılarak şebekeye verildiğini ve akıllı skada uygulaması ile kontrol altında tutulduğunu” ifade etmişlerdir. Kurumsal yapımızla birlikte, şahsımı da hedef alan karşı saldırıları ise şöyle devam etmektedirler. “Antalya’nın ihtiyacı olan içme suyunun Termesos Kaynaklarından ek kuyularla karşılanması için sondaj açılması projesinin önceki yönetim döneminde gerçekleştiği, Termesos sondajları açılırken projeyi ihaleye hazırlayan müşavir firmanın sorumlu mühendisinin bugün kuyuları eleştiren Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ali Keleş olduğu, JMO başkanı Ali Keleş bizzat sorumlu mühendis olarak altına imza attığı bu projeyi eleştirmektedir. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur” denilmiştir. Açıklamanın devamında “kentimizin içme ve kullanma sularının sağlandığı Boğaçay, Duraliler ve Termesos su kaynaklarından günlük numuneler alınarak “İnsani Tüketim amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğe” göre değerlendirme yapılmaktadır. Ayrıca halkın kullandığı suyun kalitesini denetlemeden sorumlu kurum olan Halk Sağlığı Kurumu tarafından şebeke izleme noktalarından alınan numunelerde de bugüne kadar herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmamıştır” denilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamaların bir kısmı doğru, geneli ise doğru değildir. Doğru olanlara bakarsak; “sularımızın tamamının yeraltı suyundan ve kaynaklardan karşılandığını, Halk Sağlığı kurumu ile ortak belirlenen 160 noktadan izleme faaliyeti yürütüldüğü, Termesos su kaynaklarından alınan su Duraliler su kaynakları ile paçal yapılarak şebekeye verildiğini ve akıllı skada uygulaması ile kontrol altında tutulduğunu, kentimizin içme ve kullanma sularının sağlandığı Boğaçay, Duraliler ve Termesos su kaynaklarından günlük numuneler alındığı” dır. Yanlış ifade ve değerlendirmeler ise, “Antalya’nın ihtiyacı olan içme suyunun Termesos Kaynaklarından ek kuyularla karşılanması için sondaj açılması projesinin önceki yönetim döneminde gerçekleştiği, Termesos sondajları açılırken projeyi ihaleye hazırlayan müşavir firmanın sorumlu mühendisinin bugün kuyuları eleştiren Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ali Keleş olduğu, JMO başkanı Ali Keleş bizzat sorumlu mühendis olarak altına imza attığı, ayrıca halkın kullandığı suyun kalitesini denetlemeden sorumlu kurum olan Halk Sağlığı Kurumu tarafından şebeke izleme noktalarından alınan numunelerde de bugüne kadar herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmamıştır” ifadesidir. 

Bu ifadelerden “Termesos Kaynaklarından ek kuyularla karşılanması için sondaj açılması projesinin önceki yönetim döneminde gerçekleştiği” doğrudur. Burada doğru olmayan yeraltısuyu araştırma etütleri geçmiş yıllarda İller Bankası tarafından yapılmış, Hacettepe Üniversitesi görüşü alınmış,  projesi kurum tarafından onaylanmış, DSİ’den araştırma kuyu açma izinleri alınmış, usulsüz hiçbir işlem gerçekleştirilmemiştir. “Termesos sondajları açılırken projeyi ihaleye hazırlayan müşavir firmanın sorumlu mühendisinin bugün kuyuları eleştiren Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ali Keleş olduğu, JMO başkanı Ali Keleş bizzat sorumlu mühendis olarak altına imza attığı” suçlaması ise tamamıyla yanlış bir ifade ve haksız suçlamadır. Sözü edilen müşavir firmada sorumlu mühendis olarak çalıştığım doğrudur. Ancak, “Termesos Yeraltı Su Temini Projesi” nin başlangıcında yani etüt aşamasında ve kuyu yerlerinin tespiti, kuyuların ne şekilde açılacağıyla ilgili projelendirilme çalışmaları tamamen müşavir firmanın bünyesinde hazırlanmıştır. Söz konusu proje ASAT tarafından da onaylanmıştır. Sonra ki aşamada İşin ihalesi yapılmış, yüklenici firma tarafından sondaj ekip ve ekipmanları da sahaya getirilmiştir. Bu aşamalarda Ali Keleş olarak etüt ve projenin hiçbir alanında görev almadım. Müşavir Firmanın tarafıma yaptığı teklif sonrası; sondaj açılması, teçhiz, pompa deneyleri gibi işlemlerin ihale teknik şartnamesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının kontrolü amacıyla müşavir firmada “Kontrol Mühendisi” olarak çalışmaya başladım. Projede öngörülen sondaj çalışmaları devam ettiği sürece de bu görevi sürdürdüm. Müşavir Firmada Kontrol Mühendisliği görevim kuyuların önceden belirlenen lokasyonlar da  “Teknik Şartnamelere” uygun olarak açılmasıyla sınırlı kalmıştır.  
ASAT tarafından yapılan diğer yanıltıcı ifade ise, “halkın kullandığı suyun kalitesini denetlemeden sorumlu kurum olan Halk Sağlığı Kurumu tarafından şebeke izleme noktalarından alınan numunelerde de bugüne kadar herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmamıştır”  denilmesidir.

Sonuçlar Halk Sağlığı Kurumu’nun okullardaki çocuklarımızın su içtiği çeşmelerden-musluklardan akan sudan aldıkları analizlerin sonuçlarıdır. Dikkatinizi sonuçlara çekmek istiyorum.
 
06.01.2017 :: Kepez-Mimar Sinan İ.Ö.O. Arsenik değeri………………….: 11,474µg/l
06.01.2017 :: Kepez-Sevinç Fahri Aydın İ.Ö.O. Arsenik değeri…………..: 11,852µg/l
09.01.2017 :: Döşemealtı-Yağca Mah. İ.Ö.O. Arsenik değeri……………..: 11,574µg/l
09.02.2017:: Kepez- Jand. Er Serhat Genç İ.Ö.O. Arsenik değeri ………...: 11,345µg/l
03.03.2017 :: Döşemealtı-Yağca Mah. İ.Ö.O. Arsenik değeri……………..: 10,264µg/l
03.03.2017 :: Döşemealtı-Yağca Mah. İ.Ö.O. Arsenik değeri……………..: 11,296µg/l
07.04.2017 :: Kepez-Baraj  İ.Ö.O. Arsenik değeri…………………………: 12,269µg/l
07.04.2017 :: Kepez-Şehit İbrahim Barış Yurtseven İ.Ö.O. Arsenik değeri.: 13,719µg/l
04.05.2017 :: Kepez-Ünsal  İ.Ö.O. Arsenik değeri………………………...: 12,151µg/l
12.07.2017 :: Kepez-Duacı Köyü Eczacılar  İ.Ö.O. Arsenik değeri……….: 11,405µg/l
12.07.2017 :: Kepez-Kütükçü İ.Ö.O. Arsenik değeri………………………: 11,205µg/l
12.07.2017 :: Kepez-Hüseyin Ak  İ.Ö.O. Arsenik değeri…………………..: 11,268µg/l
08.12.2017 :: Kepez-Halil Akyüz  İ.Ö.O. Arsenik değeri………………….: 10,443µg/l
08.12.2017 :: Kepez-Fatma Parıltı İ.Ö.O. Arsenik değeri………………….: 11,279µg/l
08.12.2017 :: Döşemealtı-Cezaevi: Arsenik değeri………………………...: 11,134µg/l
08.12.2017 :: Döşemealtı-Cezaevi Yerleşkesi: Arsenik değeri…………….: 11,482µg/l
08.12.2017 :: Döşemealtı-Cezaevi Yerleşkesi: Arsenik değeri…………….: 10,206µg/l
08.12.2017 :: Kepez-Sakarya İ.Ö.O. Arsenik değeri……………………….: 10,909µg/l
08.12.2017 :: Kepez-Varsak Lisesi Arsenik değeri………………………....:12,170µg/l
08.12.2017 :: Kepez-Süleyman Demirel İ.Ö.O. Arsenik değeri……………:11,566µg/l
08.12.2017 :: Döşemealtı-Cezaevi: Arsenik değeri…………………………:11,134µg/l
08.12.2017 :: Döşemealtı-Cezaevi: Arsenik değeri…………………………:10,508µg/l
 
Sonuçlardan görüleceği gibi özellikle Döşemealtı ve Kepez ilçelerinde bazı şebekeden akan sularımızdaki arsenik miktarları “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliği ”ne uygun değildir. Yönetmelikte maksimum miktar 10 µ/l’ dir. Bunun yanında, Yönetmeliğe göre sadece arsenik değeri yüksekliği değil bunun dışında içmesuyu kirliliğine neden olan başka materyallerde sözü edilen Yönetmelik sınırları üzerindedir. Bu sonuçların da Sayın ASAT yetkililerince açıklanmasını ve kamuoyunun bilgilendirilmelerini bekliyoruz. Eğer bu açıklamalar yapılmazsa Antalya Halkına olan toplumsal duyarlılığımız gereği açıklamalar yine tarafımızca yapılacaktır. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kurum ASAT bu açıklamalarıyla güvenilirliğini yitirmiştir. Sorumsuz davranışta bulunan ve görevini yerine getirmeyen ve halkın sağlığıyla oynayanlar Antalya halkımızın da desteği ile görevden uzaklaştırılmalıdır.

Buradan bir kez daha yetkilileri uyarıyoruz. Akarsularımız, yeraltısularımız plansız, programsız kentleşme ve tarımsal faaliyetlerin baskısı altında sürekli kirlenerek yok edilmektedir. Antalya içmesuyu kaynakları koruma alanlarında kanun ve yönetmelikler ile bilimin belirlediği koruma tedbirlerinin uygulanmadığı görülmektedir. Mutlak koruma alanlarında su yapıları dışında hiçbir şeyin yapılmaması gerekirken bu alanlara oto yollar yapılmakta, yerleşime izin verilmekte, tarımsal faaliyetler yapılmaktadır. Resmi gazetede mutlak koruma alanı statüsünde değerlendirilen Döşemealtı ve daha üst seviyelerde bulunan düdenler korunması gerekirken, düdenlerin çevreye ve yeraltı sularına olumsuz etkisini bilmeyen sorumlular ve Belediye Meclisi üyeleri tarafından yok sayılmıştır. Daha doğrusu ASAT tarafından Resmi Gazete hükmü gereği hazırlattırılan “Antalya Traverten Platosu Düdenler” bilimsel raporu, hiçbir çalışma yapılmadan, hiçbir bilimsel gerekçe gösterilmeden Büyükşehir Belediye Meclisin önüne getirilmiş ve düdenler indir-kaldır oylamalarla yok sayılmıştır. Aslında düdenleri yok edemediler, ancak koruma alanlarına alınması gereken, birçok görevi üstenen düdenlerin yerlerini ticari getirime (ranta) teslim ettiler. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda bu vurdumduymazlık devam ederse daha kötü sonuçları Duraliler su kaynaklarında da yakın tarihlerde görülecek ve Antalya İlimizin mevcut İçmesuyu kaynakları terkedilmek zorunda kalınacaktır. Termesos ve Kırkgöz kaynaklarında arsenik miktarında artışın yanında ilave başka kirleticileri göreceğiz. Kentimizi yönettiğini iddia edenlerin bunu yapmaya hakları yoktur.

 Antalya şehir şebekesine belki de şişelenebilecek kalitede su sağlayan ve 450 l/sn kapasitesi bulunan Boğaçay İçmesuyu kuyuları Boğaçay Projesi ile bir inat uğruna yok edilmektedir. Korkuteli, Elmalı, Bucak ve Döşemealtı Ovalarında yapılan tarımsal faaliyetler ve hayvancılığın atıkları denetlenmez, kontrol altına alınmaz, toplanmaz ve bu bölgelerdeki düdenler korunmaz ise daha kötü sonuçların bizi bekleyeceğini söylemek kâhinlik olmayacak, bir gerçek olacaktır.

Son kez yerel yöneticilerimize, kamu yöneticilerimize ve halkımıza seslenmek istiyoruz. Dünyanın en güzel yeri olan Antalya’mızı yaşanmaz hale getirmeyin. Getirilmesine izin vermeyin. Su kaynaklarımızın korunması noktasında bilimsel verilere, kanun ve yönetmeliklere uyunuz! Uyulmasını denetleyiniz! Hesap sorunuz! ASAT su kaynaklarında yapmış olduğu kimyasal ve fiziksel deney sonuçlarının tamamını açıklamalıdır. Uygun değerleri açıklayıp sakıncalı çıkanları gizlemekten vazgeçmelidir' denildi.


İÇME SUYUNDAKİ ARSENİĞİN İNSANA ZARARLARI

Akut arsenik zehirlenmesi;

Yüksek miktarlarda (bir kezde 100 mg’ın üzerinde) arsenik ağız yoluyla alındığında tat almada bozulma, kusma ve ishal gibi belirtiler, kalpte ritm bozuklukları, bilinç değişikliği, koma ve ölüme neden olur. Arsenik zehirlenmesinin şiddeti arseniğin formuna bağlıdır. İçme suyunda bulunan inorganik arsenik, deniz ürünlerinde bulunan organik arseniğe göre çok daha fazla zehirlidir.

Kronik arsenik zehirlenmesi;

50 ğ/L’den daha yüksek oranda arsenik içeren suyun birkaç yıl boyunca içilmesi sonucu oluşur. Uzun süreli olarak arseniğe maruz kalmada ilk belirtiler deride gözlenir. Deride renk değişiklikleri ve derinin keratin dokusunda artışa bağlı kalınlaşma oluşur. El ve ayaklarda duyu kaybı, titreme, kas güçsüzlüğü ve bilinç bulanıklığı diğer belirtilerdir. 

Arseniğe bağlı kanser;

Arseniğe bağlı olarak gelişen kanserleri diğer etkenlere bağlı kanserlerden ayırt etmek olanaklı değildir. İçilen suda 0.05 mg/L (50 ğg/L)’den yüksek miktarlarda arseniğe bağlı akciğer ve mesane kanseri oluşma riskinde artış olduğu saptanmıştır. Bu nedenle yapılan risk değerlendirme hesaplamalarına göre içilen suda arsenik miktarının 10ğg/L’den az miktarlarda olmasının insan sağlığını koruyucu etkili olduğu varsayımıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından güvenli sınır 50 ğg/L’den 10 ğg/L’ye indirilmiştir. Pek çok Avrupa Birliği ülkesi içme suyundaki arsenik standartlarını 10 ìg/L’ye indirmiş olmasına karşın Sırbistan, Hırvatistan ve Bulgaristan hala 50 ìg/L sınırını kullanmaktadır. Ayrıca Bengladeş, Hindistan, Bahrain, Bolivia, Çin, Mısır, Endonezya, Oman, Filipinler, Suudi Arabistan, Sri Lanka, Vietnam ve Zimbabwe gibi gelişmekte olan ülkelerde de 50 ìg/L sınırı kullanılmaktadır. 

(mygazete.com)


 

banner32
Son Güncelleme: 04.04.2018 14:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner242

banner245