banner302

banner265

banner292
banner228
18 Nisan 2020 Cumartesi 11:53
Antalya'da koronavirüsü yenen sağlık kahramanından ürperten sözler

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji servisinde hemşire olarak görev yapan Özgür Civan (23), servisteki çalışanlara yönelik yapılan Covid-19 testinde sonucunun pozitif olduğunu öğrendi. 28 Mart’ta testi pozitif çıkan Civan, çekilen tomografinin ardından hastalığı ağır seyretmediği için 14 gün evinde izole bir şekilde kaldı. 6 ve 7 Nisan tarihlerinde hastaneye giderek tekrardan test veren Civan’ın her iki sonucu da negatif çıktı. 5 yıldır sağlık sektöründe hizmet veren Özgür Civan, 15 Nisan’da görevinin başına döndü. 16 Nisan’da ise Kepez Devlet Hastanesi’nde korona virüs nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören hastalar için Kızılay Kan Merkezi’nde giderek, plazma bağışında bulunan Civan, yaşadığı süreci anlattı.

“Gündelik hayatımda çalışıyorken test verdim, pozitif çıktı”

27 Mart’ta üroloji servisinde çalışan bir arkadaşında ateş ve öksürük başlaması nedeniyle, Covid-19 testi yapıldığını söyleyen Civan, “Testi pozitif çıktı ve hastaneye yatışı verildi. 28 Mart’ta ise başka arkadaşlarda tekrar ateş çıktı. Testleri de pozitif çıkınca servisi karantinaya aldık. Serviste çalışanlar olarak toplandık ve test verdik. Test sonucunda 10 civarındaki arkadaşımın testi pozitif çıktı. Bende hiçbir belirti yoktu, normal gündelik hayatımda çalışıyorken test verdim ve testimin sonucu pozitif çıktı. Ardından bizden tomografi istediler ve tomografi çekildi. Tomografi istemelerinin nedeni, akciğerimizde bir sıkıntı olup olmadığına bakmaktır. Benim tomografim çok temiz çıktığı için 5 günlük tablet tedavisi verildi. Evime geri döndüm” ifadelerini kullandı. Civan, 14 günlük izolesinin ardından 6 ve 7 Nisan tarihlerinde yapılan testlerinde sonucunun negatif çıktığını kaydetti.

“Eklem ağrılarım oldu”

Hastalığa yakalandıktan sonra, kendisinde oluşan semptomlar hakkında bilgiler veren Civan, şöyle konuştu:
“Bende ateş ve öksürük olmadı. 28 Mart’ta pozitif çıktı, 29’unda eklem ağrılarım oldu. 30 Mart’ta ise ağrı şiddetlendi. 1 Nisan ve 2 Nisan’da daha da artmaya başladı. Uyutmuyordu. Bende ve diğer arkadaşlarımda gördüğüm en net belirti, eklem ağrısıydı. Ateş ve öksürük olamayabilir. ‘Sizde kesin ateş ve öksürük olacak’ diye bir şey yok. Bende olmadı, sizde de olmayabilir. Ardından tat ve koku gidiyor. Bunun nedenine bazıları, ‘kullandınız ilaçlardan dolayı oluyor’ diyor, bazıları ise hastalıktan dolayı olduğunu söylüyor. Bende tat ve koku hala gelmedi. Mesela odaya parfüm sıkıyorsunuz kokusunu alamıyorsunuz, yemek yiyorsunuz tadını ve kokunu alamıyorsunuz.”

Plazma bağışında bulundu, 2 hastaya umut oldu

Semptomlarının seyrek olduğundan dolayı, Kızılay’daki görevlilerin kendisiyle iletişime geçtiğini ve Kepez Devlet Hastanesi’nde Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda olan hastaların olduğu bilgisini verdiklerini dile getiren Özgür Civan, hastalar için plazma bağışında bulunduğunu belirtti.

“Bağışta bulunmak güzel bir duyguydu”

‘İnsanlara umut oluyoruz’ diyen genç sağlıkçı, “Gerçekten benim için çok güzel bir andı. Belki iki insan yoğun bakımdan çıkabilecek. Onların artık başka bir seçenekleri yoktu. Ailelerin yerine kendimi koydum ve bağışta bulunmak güzel bir duyguydu” diye konuştu.

“Psikolojik olarak hazırdım”

Hastalığa yakalanmadan önce, psikolojik olarak bu riske karşı kendini hazırladığını vurgulayan Özgür Civan, “Sağlık sektöründesiniz ve bugün olmazsa yarın olacak. Önemli olan bunun psikolojisi. Çok da üzülmedim, çok fazla belirtim yoktu, buna hazırlıklıydım. Psikolojik olarak kendimi hazırlamıştım” dedi.

“Tekrar yakalanma riskim olsa da görevime dönerim”

Civan, ‘Tekrardan hastalığa yakalanma riskiniz olsa, yine de görevinize devam etmek ister miydiniz?’ sorusuna ise şu şekilde cevap verdi:
“Evde izole olduğum süreç çok zor geçti. Bir odadasınız ve 14 gün boyunca odadan çıkmıyorsunuz. Çıktığınız zaman da 10 dakika lavaboya gidiyorsunuz, o sırada da maske takıyorsunuz. Ben göreve dönmek istiyordum. Bu hastalığı atlatmış birisi olarak insanlara bilgi verebiliyorum, insanlara yardımcı olabiliyorum. Hastalığı atlatamayan birisi söylese insanlar pek ciddiye almıyor. Ama atlatan birisi olunca insanlar daha fazla ciddiye alıyor. Ben bunun için görevime dönmek istiyordum. Keşke daha fazla insana ulaşabilsem, onlara bilgi verebilsem. Yakalanma riskim olsa tabii ki giderim. Orada insanlara yardımcı olabilirim. İnsanların beslenmelerini yönlendirebilirim, kendilerini hazırlamalarına yardımcı olabilirim. O insanlara bu süreç hakkında bilgi vermek istiyorum. Bunun için de görevime başladım”.

Kaynak: İHA

Güldane Ayrancıoğlu
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi.
banner32
Son Güncelleme: 19.04.2020 11:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335