banner302


banner292
banner228
02 Haziran 2020 Salı 22:30
Antalya Barosu Başkanı Balkan'dan çağrı: "Antalya Barosu asla teslim olmayacaktır"

Avukatlık Kanunu'nda yapılması düşünülen değişikliklerden vazgeçilmesi, ileri ki dönemde TBB ve barolarla birlikte hazırlık yapılması talebini tekrarlaması üzerine  bildirgeye imza atmayan Antalya Barosu Avukatlık Kanunu'nda, barolara ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimlerinin doğru olmadığını, söz konusu girişimlerin durdurulması ve  geri çekilmesi için çağrısında bulundu. Antalya Baro Başkanı Polat Balkan “Hükümet kanadının avukatlık kanun değişikliği konusunda ortaya koyduğu çaba ve ihtirası asla kabul etmiyoruz. Hükümetin baroların delege yapısına müdahale eden girişimi yüz yıllardır devam eden Avukatlık yasasının gerçek hukuk adalet ve davranışıyla asla örtüşmemektir. Antalya Barosu asla teslim olmayacaktır” dedi.

Bildirgeye imza atmayan BARO

TBB ve 79 baronun imzaladığı 'Avukatlık Kanunu' tartışmalarına ilişkin sonuç bildirgesine imza atmayan Antalya Barosu söz konusu girişimin geri çekilmesi için çağrıda bulundu. Ankara’da yapılan toplantı sonrası görüşlerini aldığımız Antalya Baro Başkanı Polat Balkan,  “Hükümet kanadının avukatlık kanun değişikliği konusunda ortaya koyduğu çaba ve ihtirası asla kabul etmiyoruz. Hükümetin BARO ların delege yapısına müdahale eden girişimi yüz yıllardır devam eden Avukatlık yasasının gerçek hukuk adalet ve davranışıyla asla örtüşmemektir” dedi.

Türkiye Barolar Birliği'nden Antalya Barosu Başkanı Balkan'a ...

Çağrımız dikkate alınmadı

Bildirgede, TBB ve baroların 19 Mayıs'taki ortak açıklamasında, Avukatlık Kanunu'nda, barolara ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimlerinin doğru bulunmadığının belirtildiği, söz konusu girişimlerin durdurulması, geri çekilmesi çağrısı yapıldığını belirten Antalya Baro Başkanı Polat Balkan, “Çağrımız dikkate alınmadı ve süreç devam etti. Bugün ülke koşullarının uygun olmadığı böyle bir dönemde, avukatlık yasasında düşünülen tüm çalışmalardan vazgeçilerek ileri ki dönemlerde TBB ve barolarla birlikte bir hazırlık yapılması yönündeki talebimizi bir kez daha yineledik” diye konuştu.

Doğru bulmuyoruz

Balkan, “Hazırlanılması düşünülen teklifin geri çekilmesini defalarca belirttik. Ancak görülmüştür ki bu süreçte tüm detaylar ve yollar kapalı tutulmuş demokratik hak arama özgürlüğümüz kısıtlanmıştır. Bugün Dünya Korona Salgını ile uğraşırken ülkemiz salgın ile ciddi bir mücadele verirken Avukatlık kanunun değiştirilmesi noktasında ortaya koyduğu çaba tam bir FETÖ operasyonudur. Hükümetin Avukatlık kanunda değişiklik yapması konusunda ki çabayı ve gereksizliği asla doğru bulmuyoruz” dedi. 

Barolar işlevsiz kılınmak isteniyor

Başkan Balkan, “Hükümet kanadının bu davranışıyla ilk kez karşılaşmıyoruz. Siyasal iktidar. Savcılara kendilerine bağladı. Yargıyı var eden meşru kılan baroları da susturma teslim alma projesi kendi istediği şekilde devam ediyor. Bu tam bir FETÖ projesidir. Bu bir bölünmedir, parçalanmadır. Barolar ile ilgili atılan bu adımlar Baroların işlevsiz kılınmak istenilmiştir. Dolayısıyla biz gerçek hukuk devleti olacaksak demokrasiyi işleteceksek bunun yanlış olduğunu dillendirmemiz gerekiyordu. Antalya Barosu da bunu yapmıştır” diye konuştu 

Kimse aklımızla dalga geçmesin

Başkan Polat, “Kimse kimsenin aklıyla dalga geçmesin. Biz kimin ne olduğunun farkındayız. Bu ülkede siyasal ülke de siyasal bakış açısı herkes benim gibi düşünsün anlayışı hâkim kılınmıştır. Hiçbir muhalif ses duyulmasın, herşey herkes benden olsun, benim gibi düşünsün isteniliyor. Ancak temel yanılgı şu Antalya Barosu Asla Teslim olmayacaktır. Teslim olmayacağız. Siyasal alan bizim meşguliyetimiz değil. İnsanlık var olduğundan beri biz varız. Bize düşen görev anayasa hukuk ve temel evrensel ilkeler ışığında halkın yanında yer almaktır. Bu anlamda sesimiz ve sözümüz kısılmak isteniyor” diye konuştu.

Orhan Adli Apaydın senaryosu

Tarihin gördüğü en eli kanlı faşist iktidar yöneticileri ‘Avukatlar olmasaydı ülkeyi daha iyi yönetirdik” açıklamalarını yaptığını biliyoruz. Avukatların varlığının ne kadar güçlü bir ses olduğunu o yıllarda ülkeyi faşist anlayışla yöneten liderler bu sözleri sarf  etmiştir.  12 Eylül Darbe Cuntacıları 27 Mayıs Darbesi'nden sonra, İstanbul Barosu yönetim kurulu yasaklamasına rağmen Yassıada duruşmalarında ağabeyi Burhan Apaydın ile birlikte savunma avukatlığı yapan 1961’de Adalet partisinden XII. dönem Aydın milletvekili seçilen, 1962’de bu partiden ayrılıp bağımsız olan 1972 yılında kurulan Barış Derneği'nin kuruluşunda yer alan,  1976-1983 yılları arasında İstanbul Barosu Başkanlığı yapan, 1983 yılında Adalet Bakanı tarafından Baro Başkanlığı görevinden alınan Orhan Adli Apaydın 12 Eylül cuntacıları  tarafından cezaevine konulmuştu. Yine aynı bakış açısı var. Demokrasi ülkesi olacaksak avukatlar ile uğraşılmaması gerekiyor” dedi.

Esas örgütlenme şimdi yaşanıyor

Balkan, “İçtenlikle şunu söylemek isterim ki 15 Temmuz darbesinde FETÖ’ye karşı örgütlenmeden söz edilmekte. Şu bir gerçektir ki darbe kalkışışından sonra hiçbir siyasi parti bu kadar örgütlenmedi. Biz şimdi yargıda birden çok tarikat ve cemaatlerle mücadele etmeye başladık. Durum kötü . Basın özgürlüğü alanında hukukun ve yargı bağımsızlığı arasında üçüncü dünya ülkeleri gibi olduk. Otoriter rejim olarak anılmaya başladık. Siyasal iktidarın hukuka aykırı anayasaya aykırı Türkiye Cumhuriyeti uluslararası sözleşmelerine aykırı bir süreçte avukatlarla uğraşmaya başladı. Barolar ile uğraşılmaya demokrasinin kalbine dokunulmaya başlanmıştır” diye konuştu.

Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığına darbe

Balkan, “Antalya Barosu olarak hukuk devleti olmanın kimliği ve demokrasinin yok edildiği konusunda biz bir buçuk yıl önce Türkiye Barolar Genel Merkezinin Temsil Yetkisinin kaybettiğini belirterek derhal genel kurul kararı alınması gerektiğini ortaya koyduk. Samsun da mali genel kurul yapıldı. 30Mayıs da yargı reformu açıklandı. Biz o toplantıya gitmeyen Barolardan birisiyiz. Barolar devleti temsil eden güçler ayrılığının bir ayağıdır. Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığına aykırı davranışların sergilendiği noktasında tavrımızı ortaya koyduk. Olağan genel kurulu toplantısı çağrısında bulunduk. 8 Kasım 2019 da avukatlık kanunu çiğnendiği görüşünü savunduğumuz uyarımız reddedildi. Şimdi ciddi bir kırılma var. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu avukatlık mesleğine uygun olmayan bir profil çizdi. Avukatlık duygu ve düşünesinden sapmıştır. 22 Eylül 2019 da katıldığım toplantı da 17dakika süren konuşmamda bunu anlattım ve ortaya koydum” dedi.

Yanlış olduğunu ortaya koyduk

Başkan Balkan, “Devleti var eden bir güç olan avukatlık mesleği maalesef hükümet ve iktidarın temscilcileri tarafından Barolar dış kapının mandalı gibi değerlendirilmeye çalışıldı. Bu düşüncelerimizi ortaya koyduğumuz duruşumuz ve kararlılığımız konusunu bir kez daha en son Ankara da yapılan toplantı da dile getirdik ve tartışmalarla izlenen yolun yanlışlığını anlattık” diye konuştu.

MYGazete Haber Merkezi

Okan Dilek
Bazı yaygın ve yerel televizyonlarda programcı, yönetici olarak görev yaptı. Yine yaygın ve yerel bazı radyolarda Sabah Haberleri, Sanat Programları ve Haber Müdürlüğü yaptı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı. Basın Danışmanlığı, Dergi ve Gazete yayıncılığı görevlerinde bulundu. Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği üyesidir.
banner32
Son Güncelleme: 04.06.2020 08:35
Anahtar Kelimeler:
Polat BalkanAntalya Barosu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242