banner302

banner265

banner292
banner228
06 Aralık 2019 Cuma 11:12
Amfora ve Deniz Müzesi için Antalya sus pus 

Hayatını denizlere adayan ve bu çalışmaları arasında yüzlerce makale, inceleme ve araştırma yazıları ile Türk denizcilik tarihine ışık tutan aynı zamanda Ben Bir Türk Zabitiyim adlı Antalyalı komutan Mustaa Ertuğrul’un hayatını denizin dibinden çıkartarak Türk denizcilik tarihi arşivine kazandıran araştırmacı Mustafa Aydemir dünyanınen geniş amfora koleksiyonunu elinde bulunduruyor.

Aydemir, denizle ilgili tüm birikim ve değerlerini ‘Amfora ve Deniz Müzesi’nde değerlendirmek için çaba sarf ediyor.

Aydemir, “Bu proje Antalya’mıza daha çok yakışacaktır. Ancak bugüne kadar Antalya'da görüşmelerini yaptığım ve projemi paylaştığım muhataplardan bir karşılık bulamadığımı üzülerek belirtmek isterim. En eski denizcilik tarihi bizim sularımızda ve kıyılarımızda başlamıştır. Denizdeki üstünlüğünü kaybeden ülkeler karalarına da sahip çıkamazlar. Biz, koca bir imparatorluğu kaybettik. Çünkü deniz kültürüne bir türlü ulaşamadık” dedi.

Projesini paylaştı Antalya oralı olmadı

Aydemir, Amfora ve Deniz Müzesi’nin bulunduğu ilde hem turizme hem de kentin tarihi zenginliğine büyük ivme kazandıracağını hatırlattı.

Aydemir, “Türkiye’nin neresinde kurulacaksa kurulsun bu çalışma o şehirin değerine değer katacaktır. Ancak bu projenin Antalya’mıza daha çok yakıştığına inanıyorum. Fakat görüşmelerini yaptığım ve konuyu anlattığım muhataplardan olumlu yanıt alamadım. Avrupa'da özellikle ABD ve İngiltere'de yüzlerce deniz müzesi bulunmakta. Türkiye'de ise çok az sayıda parmakla sayılacak kadar deniz müzesi bulunmakta. Yürüttüğüm bu proje Deniz Müzelerine büyük bir heyecan katacaktır” diye konuştu.

Türkiye’deki koleksiyonerler destekleyecektir

Mustafa Aydemir, “Ülkemizde kapsamlı bir deniz müzesi çalışması deniz ve denizcilikle ilgili tarihi ortaya koyabilmemiz açısından oldukça önemli. Koleksiyonerlerin ellerinde de farklı illerde inanıyorum ki yüzlerce eser bulunmaktadır.

Bunların da Amfora ve Deniz Müzesinde değerlendirilmesi mümkündür. Ben hayatımı denizlere adamış bir insanım. İnanıyorum ki bu çalışma projelendirildiği takdirde deniz ile birikimlere sahip birçok şahsiyet destek vermek için özveride bulunacaktır.

Ve inanıyorum ki dünyada hiç kimsenin elinde olmayan bir Amfora ve Deniz koleksiyonuna sahip biri olarak bu çalışmamın ve çabalarımın tek amacı vardır o da denizin altından binbir emekle gün ışığına çıkarttığımız tarihi belge niteliğindeki bu amforaların deniz tarihimizin zengin ve kıymetli olduğunu ortaya koymaktır.

Çünkü bu eserleri bir başka ülke araştırmacısı ve koleksiyonuna sahip olanlar kendilerine göre tarih yazacak ve kendilerine göre bunları hikayeleştirerek Dünya’ya duyuracaktır. Bu kadar önemli bir konunun gözardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Bilimsel hazırlık ve önemli isimler

Mustafa Aydemir, Amfora ve Deniz Müzesi çalışmalarını arşivlerken Türkiye'de böyle bir çalışmanın yapılabilmesinin rotasını antik bronz ve seramik eserler koleksiyoneri Haluk Perk, Buhar Çağı koleksiyonları danışmanı Selçuk Kolay, müze sanat danışmanı Bahattin Öztuncay, müze teşhir ve sergileme uzmanı Mine Küçük, madalya ve nişanlar uzmanı Cem Mahruki, sikkeler danışmanı Hüsnü Öztürk, fotoğraf sanatçısı Akadur Töleğen, mali ve hukuki danışman Humral Tan, grafik tasarımcı Yüksel Çetin ile hazırlıklara başladığını belirtti.

Aydemir, binlerce yıllık denizcilik tarihini anlatan Amfora ve Deniz Müzesi’ni hayata geçirebilmek için finansal konuda destek arayışlarını sürdürdüğünü hatırlattı. 

Denizcilik serüvenleri aktarılacak

Mustafa Aydemir,”Antik çağlardan kalma eserlerin müzede bulunacağını belirtirken Türk ve Dünya denizciliği hakkındaki bilgileri gelecek nesillere miras olarak bırakılması  binlerce yıllık bir tarihi kapsayan, dünyanın en büyük özel amfora koleksiyonu rehberliğinde, denizlerin arkaik, klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerini anlatması, antik çağlardan denizcilik serüvenlerini, yaşam kültürlerini, önemli kişi ve olaylarını kronolojik bir sırayla, bilgi, belge, afiş, heykel, rölyef, harita ve maketleri de kullanarak dönemlerine ait orijinal eserlerle sunması hedefleniyor” diye konuştu. 

40 yılda bin amfora 

Deniz Müzesi'nde yer alacak olan eserler amforalarla tarihsel bir yolculuğa çıkacak ve antik uygarlıklara gidebilecek, o dönemlere ait simgeleri, resimleri, haritaları, heykelleri, giysileri, yeme içme kültürlerini görebilecek.

Mustafa Aydemir'in, 40 yılı aşkın süreçte oluşturduğu sayısı bine ulaşan amfora koleksiyonu bu müzenin en önemli envanterleri arasında yer alacak. Akdeniz, Karadeniz, Ege ve Marmara denizlerinden, trolcü ve balıkçı ağlarına takılan amforaların satın alınmasıyla bir araya getirilen bu özel koleksiyon, halen dünyanın en büyük özel koleksiyonu niteliğinde. Koleksiyon, denizlerdeki arkalik, klasik, Helenistik dönemleriyle Yunan, Roma, Bizans dönemlerini kapsıyor.

Türk denizcilik tarihi anlatılacak

Müzenin içinde kurulacak su altı bölümünde yer alacak akvaryum içinde antik-batık kent imajı yaratacak yapı taşları, sütunları, sütun başları gibi mimari ögeler uygulanacak.

Dekorunda, antik batık kent olan akvaryumun içinde bir batık gemi ile etrafına saçılmış amforalar ve tarihi eserler olacak. Akvaryumda ise Türkiye'nin çevresindeki denizlerde yaşayan balıklar ve diğer canlılar yer alacak.

Aydemir, “Amacımız, bu coğrafyanın denizcilik tarihini insanlara anlatabilmek. Amforalar, denizlerin sır küpleridir. Çünkü her amfora ait olduğu dönemin, binlerce yıl öncesinin, özellikle Anadolu coğrafyasının kıyılarının deniz tarihini, deniz aşırı ticareti, o dönemki üretimleri bize anlatır. Dolayısıyla müzenin bel kemiğini, amforalar rehberliğinde deniz tarihine yolculuk olarak belirledik” dedi.

Diğer su altı eserlerde sergilenecek

Kurulacak deniz müzesinde amforaların yanı sıra o dönemleri tanımlayan sikke, cam ve bronz eserler, haritalar ve gemi maketlerinin de yer alacağını aktaran Aydemir, “Amacımız, bu coğrafyanın denizcilik tarihini insanlara anlatabilmek.

Denizci nesiller yetiştirmenin birinci kuralı da deniz kültürünü verebilmektir. Deniz kültürü de ancak bu deniz müzelerinde verilir. Biz maalesef deniz müzeleri konusunda dünyanın en fakir ülkesiyiz. Doğu Akdeniz çanağında yer alıyoruz.

Bütün kıyılarımızda dünyanın en eski batıkları var. Dünya sualtı arkeoloji bilimi bu kıyılarda gelişti. Biz bu batıklar vasıtasıyla, amforalar kanalıyla denizcilik tarihini günümüze ulaştırmak istiyoruz. Bin yıldan beri bu coğrafyadayız ama maalesef tam anlamıyla denizci bir toplum olamadık. Denizlerin önemini kavrayamadık” dedi.

Aydemir, müze maliyetinin  5-10 milyon TL olduğunu, yabancı futbolcuya 10-20 milyon avro verilen Türkiye'de başta devlet olmak üzere, belediyelerin, holdinglerin, şirketlerin bu konunun öneminin farkına varmasını istediklerini dile getirdi.


 

MYGazete Haber Merkezi

Okan Dilek
Bazı yaygın ve yerel televizyonlarda programcı, yönetici olarak görev yaptı. Yine yaygın ve yerel bazı radyolarda Sabah Haberleri, Sanat Programları ve Haber Müdürlüğü yaptı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı. Basın Danışmanlığı, Dergi ve Gazete yayıncılığı görevlerinde bulundu. Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği üyesidir.
banner32
Son Güncelleme: 06.12.2019 12:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner335