banner302


banner292
banner228
06 Mart 2018 Salı 15:11
Akdeniz’in kültür mirası saldırı altında

MYDergi'nin sürekli hale gelen antik kent yağmalarına karşı hiçbir önlem alınmaması büyük toplumsal tepkiye neden oluyor. Vatandaşlar, devlet kaynaklarının ölçüsüzce harcandığına dair çok sayıda olumsuz örnek olduğunu belirterek, emanetçisi olduğumuz dünya kültür miraslarının küçük maddi kaynaklarla korunabilecek olmasına rağmen, bunun yapılmayarak geri dönüşümsüz büyük kayıplara yol açıldığının  altını çiziyorlar. 

DOĞA YÜRÜYÜŞÜNDE FARKEDİLDİ!

Antalya'da kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Onobara Antik Kenti'nin de defineciler tarafından yağmalandığı ve tarihi eserlerin tahrip edildiği ortaya çıktı. Paleolitik dönemden itibaren Osmanlı'ya kadar sürekli yerleşim gören, kültürel hem de doğal değerler bakımından dünyanın en zengin kentlerinden biri olan Antalya'da doğa yürüyüşleri düzenleyen 'Asi Yaban Keçileri' adlı grup, bir antik kentin defineciler tarafından delik deşik edildiğini ortaya çıkardı. Antik dönemde Trebenna'ya bağlı bir kale kent olarak kurulan ve Antalya kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Hisarçandır'daki Onobara Antik Kenti'nin de bulunduğu güzergahta doğa yürüyüşü gerçekleştiren grup üyeleri, antik kentteki birçok tarihi eser ve lahdin tahrip edilip yağmalandığını ve bölgede defineciler tarafından açılmış çok sayıda kuyu olduğunu tespit etti.

KÖSTEBEK YUVASINA DÖNMÜŞ

Grup üyelerinden turist rehberi Şaban Aktaş, Gedelme bölgesinden kızılçam ormanları arasından, doğa yürüyüşü için işaretlenmiş bir rotayı takip ederek 2 saatlik yürüyüş ardından Onobara Antik Kenti'ne ulaştıklarını belirterek, “Gördüğümüz içler acısı manzaralar karşısında yüreğimiz kanadı. Antik kent defineciler tarafından talan edilmiş, ortalık tam anlamıyla bir köstebek yuvasına dönmüştü" dedi.

AKSEKİ’DE KAYA MEZARLARI DELİK DEŞİK

Antalya’nın Akseki ilçesi yer alan Roma dönemine ait kaya mezarları ile tiyatro kalıntılarının bulunduğu bölge, defineciler tarafından tahrip edildi. Akseki’nin Asar mevkisinde bulunan tarihi kalıntılarda uzun süre define aradılar. Tarihi eserleri kazma ve kürekle kıran defineciler, bazılarını da hilti ile delik deşik etti. Akseki Kaymakamı Muhammed Emin Nasır, ihbar üzerine Side Müze Müdürlüğü tarafından gönderilen ekibin yerinde incelemeler yaptığını belirterek, “Gerekli raporlar tutularak yasal işlem başlatıldı. Ayrıca jandarma ekipleri tarafından yerinde yapılan incelemeler sonucunda cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu” dedi. Kaçak kazılara müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Nasır, bu konudaki çalışmaların devam edeceğini söyledi. Nasır, Asar mevkisinin koruma altında olmadığını, tarihi alan olarak tescil edilerek koruma altına alınması için çalışma başlatacaklarını da bildirdi.

VAHŞİCE TALAN EDİLMİŞ

Arkeoloji Sitesi’nde yayınlanan habere göre, Akseki ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Uyar da Kepezbeleni Mahallesi yakınlarında bulunan Asar mevkisindeki antik kalıntıların, defineciler tarafından vahşice talan edildiğini söyledi. Bölgenin bir an önce koruma altına alınması gerektiğini kaydeden Uyar, “Burada mezar işaretleri bulunan kayaların yanları tamamen kazılmış durumda. Toprak altında bulunan ve antik tiyatroyu andıran taşlar da kırılmış. Bu talanın bir an önce durmasını istiyorum” diye konuştu. Kepezbeleni Mahallesi sakinlerinden Mustafa Keleşoğlu da antik yerleşimdeki tahribatın içler acısı boyuta ulaştığını dile getirdi. Keleşoğlu, “Burada birçok kaçak kazı yapılmış. Buranın talan edilmesini istemiyoruz. Buranın detaylı bir şekilde incelenerek, tarihin gün ışığına çıkması için yetkililerde ilgi bekliyoruz” dedi.

SAHİLDEKİ ANTİK KENTİ SOYDULAR

Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi Mahallesi'nde bulunan Korykos antik kenti de defineci yağmasına uğradı. Silifke-Erdemli kara yolunun içinden geçtiği antik kentte bulunan ve erken Hrıstiyanlık dönemine (M.S. 5. ve 6. yüzyıllar) ait olduğu belirtilen tarihi kilisenin kutsal emanetlerin konulduğu mezar odaları kaçak kazı yapan defineciler tarafından tahrip edildi. 

KUTSAL EŞYALAR VARDI

"Rölik" olarak adlandırılan, Aziz ve Azizelere ait kutsal eşyaların konulduğu mezar odalarının bulunduğu kilise zeminini kazan definecilerin kaçak kazı aletlerini de bırakıp gitmeleri dikkat çekti. Kızkalesi olarak anılan bir deniz kalesi ile bir de kıyı kalesi bulunan Korykos antik kenti, barındırdığı değişik dönemlere ait kültür varlıkları nedeniyle 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine alınmıştı.

KIZ KALESİ’NE KOMŞU

Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans uygarlıklarına ev sahipliği yapan Mersin'deki Korykos antik kenti, antik çağın önemli yaşam merkezlerinden biri olarak biliniyor. Stratejik konumu nedeniyle Akdeniz'in önemli kentlerinden biri olan Korykos, zeytinyağı ve şarap üretimiyle ünlenen bir geçmişe sahip. 1448'de Karamanoğulları Beyliği'nin, 1473-74 yıllarında ise Osmanlı egemenliğine geçen Korykos'ta bulunan kiliseler ise antik kenti Hristiyanlık tarihi açısından da önemli kılıyor. Erken Hristiyanlık döneminde inşa edildiği belirtilen 14 kiliseden geriye kalan bir kaçına ait kalıntılar, Korykos'un define avcılarının hedefine sokmaya yetti.

MEZARLARI TAHRİP ETTİLER

Yusuf Yavuz’un haberine göre, antik kentte bulunan Roma yolunun üzerinde sıralanan kiliselerden biri olan ve "mezar kilisesi" olarak adlandırılan tarihi yapıda kaçak kazı yapan define avcılarının "rölik" olarak adlandırılan, Hristiyan Aziz ya da Azizelere ait kutsal emanetlerin saklandığı mezar odalarına girdiği ortaya çıktı. Yaklaşık 1600 yıllık geçmişe sahip olan kilisenin apsis bölümünün zemininde yoğunlaşan kaçak kazı sonucu açtıkları delikten mezar odasının bulunduğu sanılan bölüme inen definecilerin, tarihi kilisede büyük tahribata neden olan kaçak kazı sonucu ele geçirdikleri buluntu olup olmadığı ise incelemenin ardından ortaya çıkacak.

ANTALYA’DA 408 YILLIK ÇİNİLERİ SIVAYLA KAPATTILAR!

Antalya Tekeli Mehmet Paşa Camisi’nin 408 yıllık hat yazılı çinilerinin, kadınlar için asma kat yapılırken sıvayla kapandığı ortaya çıktı. Kaleiçi’nde İslami dönem eserlerle ilgili çalışmalar yapan tarih araştırmacısı Necmi Atik yaptığı açıklamada, Antalya’nın en eski Osmanlı camileri arasında yer alan 408 yıllık Tekeli Mehmet Paşa Camisi’ndeki araştırması sırasında, 11. yüzyılda yaşayan Tunuslu İslam bilgini Yusuf Bin Muhammed Tevzeri’nin ünlü Münferice Kasidesi’nin beyitlerinin yazılı olduğu bazı çinilerin üstünün sıvandığını fark ettiğini söyledi.

KADINLARA YER GİRİŞTE DE VAR

Arkeoloji Haber’de yayınlanan habere göre, pencerelerin üst kısımlarındaki beyitlerin devamını araştırırken eksik olduğunu belirlediğini anlatan Atik, şöyle konuştu: “6, 7 ve 8. beyit yok. Devamındaki 9, 10 ve 11. beyitler de yoktu. ‘Ecdat eksik ve yanlış iş yapmaz. Bunlar bir yerde olmalı’ diyerek cami içinde araştırmaya başladım. Eksik beyitlerin kadınlar katı olarak düzenlenmiş alan içinde bırakılarak üzerinin sıva ile kapatıldığını farkettim. Bu çiniler yaklaşık 410 yıllık bir eser. Üzerinin sıvanarak yok edilmesi hoş bir durum değil. Hanımlar katının cumhuriyetin ilk dönemlerinde yapıldığını düşünüyoruz. Oysa caminin orijinal yapısında böyle bir bölüm yok. Zaten böyle bir bölümün yapılması çok anlamsız. Kadınlar için cami girişinde alanlar zaten mevcut.”

DÖNEMİN ENM GÜZEL CAMİSİ

Bütün beyitlerin gün yüzüne çıkarılması arzusunda olduğunu vurgulayan Atik, tespitlerini ilgili kurumlara bildirdiğini belirterek, camide yine geçen yıllarda yapılan restorasyon çalışmasında tahrip olmamış iç duvarların da gereksiz şekilde sıva ile kapatıldığını savundu. Atik, “Bu güzelliklerin gelecek nesillere olduğu gibi bırakılmasını istiyoruz. İnşallah bu hatalı durum biran önce ortadan kaldırılır” dedi. Atik, caminin 1600-1610 yılları arasında Tekeli Mehmet Paşa tarafından yaptırılan önemli bir Osmanlı eseri olduğunu, son derece estetik bir anlayışla taştan yapılmış bir papatyayı andıran görünümünün bulunduğunu ifade ederek, bu özelliğiyle dönemin en güzel camilerinden biri olarak gösterildiğini bildirdi.

banner32
Son Güncelleme: 06.03.2018 16:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner344