banner129

Üç güzel insan, üç ANTALYA aşığı ve üç iyi DOST…

Film piyasasını çok iyi bilen, ANTALYA’da mutlaka bir film festivali olması lazım diyen BEHLÜL DAL…

ANTALYA film festivali için BEHLÜL DAL’ın ikna ettiği NAZMİ KERİMOĞLU

TÜRKİYE’nin o tarihlerde çok yakından tanıdığı bir isim LİMASOLLU NACİ…

“Bir gün bu şehir sinema şehri olacaktır” diyerek 1957’de ANTALYA’yı tanıtmak, ANTALYA’yı bir film kenti yapmak olan bir şirket kurarlar. Şirketin ismi ANTFİŞ (Antalya Filmcilik Komandit Şirketi)dir…

Şirket ortakları, BEHLÜL DAL, NAZMİ KERİMOĞLU ve LİMASOLLU NACİ…

İlk filmleri “KIBRIS ŞEHİTLERİ"dir… Hatta bu filmde NAZMİ KERİMOĞLU’nun kızı FAHRİYE KERİMOĞLU ve kayınbiraderi FERİDUN HAS’da rol alırlar…

İstanbul dışında ilk yapımcı şirket olan ANTFİŞ, “İnsanlık İçin, Kıbrıs Şehitleri, Istırap Çocuğu” isimli üç uzun metrajlı sanat filminin çekimi dışında, çok sayıda da kısa metrajlı filme imzasını atar…

İlk filmleri “KIBRIS ŞEHİTLERİ"de, NAZMİ KERİMOĞLU’nun kızı FAHRİYE KERİMOĞLU ve kayınbiraderi FERİDUN HAS’da oynamıştır…

ANTALYA ONLAR İÇİN HERŞEYDİ…

NAZMİ KERİMOĞLU, 1923 SERİK doğumlu, çiftçi, 12. Dönem ANTALYA milletvekilidir…

ANTALYA’da çok sevilen bir şahsiyettir, kendisini tanıyan herkes, onun gösterdiği yakınlık karşısında ve de bilgeliği ile onu ailesinden biri olarak görmüştür…

“DAYI NAZMİ” lakabı ile kendisini tanıyan herkesin hayatına bir DAYI sevgisi ve şevkati ile girmiştir…

LİMASSOLLU NACİ, 8 Ekim 1921 KIBRIS, LİMASSOL doğumludur. Dört yaşında dedesi ve ninesi ile ANTALYA’ya taşınmıştır. TÜRKİYE’de fotoğrafın bir sanat dalı olarak kabul edilmesini sağlayan ilk kişidir. Fotoğraf dalında yurtdışında birçok ödülleri mevcuttur. Öğretmen, Fotoğrafçı ve iş adamı kimliğinin yanında yine TÜRKİYE’de mektupla yabancı dil eğitimini sağlayan ilk kişidir…

BEHLÜL DAL, 1922 İSTANBUL VEFA doğumludur. Ağır Ceza Reisi olan babası MEİS doğumlu olup, KAŞ nüfusuna kayıtlıdır. Bir dönem ANTALYA LİSESİ’nde okuyan BEHLÜL DAL, daha sonra başına geçtiği ANTALYA HALK EVİ’ndeki tiyatro çalışmaları ile ANTALYA HALK EVİ, TÜRKİYE’nin üç büyük HALK EVİ arsında gösterilmiştir…

İSTANBUL’da bulunduğu yıllarda ANTALYA’nın tanıtımına yönelik çalışmalar yapmış, bu konuda Gazetelerde Makaleleri yayınlanmıştır.

ANTALYA Yüksek Öğretim Derneği’nin başkanlığını da yaparak, ihtiyacı olan ANTALYALI üniversite öğrencilerinin ihtiyaçlarını ve eğitimlerini tamamlamalarını sağlamıştır…

İki baskı yapan “O Kadın” adlı şiir kitabıyla ANTALYA özlemini dile getirmiştir.

BEHLÜL DAL, ANTALYA Film Festivali düşüncesini ortaya atan, savunmasını yapan, gerçekleşmesini sağlayan ve kısa metraj filmciliği gerçek anlamda ülkemize getiren ve büyük mücadeleler vererek tanıtımını sağlayan en önemli kişidir.

O güne kadar kimsenin böyle bir ödül almadığı, FRANSA’da sivillere verilen “LEJYON DENÖ” ödülünü,kısa metrajlı konusu ANTALYA SAHİLLERİ’ni anlatan filmi ile aldığında, “BUNU ANTALYAM ADINA ALIYORUM” diyerek ANTALYA’ya olan aşkını ve sevdasını tüm AVRUPA’ya duyurmuştur…

ANTİŞ Film’in duygusal bir devamı olan “AS Ajans” adlı şirketi kurarak birçok film yapmış, bu filmleriyle yurt içi ve yurtdışında otuza yakın ödül almıştır…

27 MAYIS 1960 ASKERİ DARBESİ SONRASI, 1 HAZİRAN 1960 TARİHİNDEKİ FESTİVAL İPTAL EDİLİR…

1960 senesine kadar “ASPENDOS TİYATRO VE MÜZİK FESTİVALİ“ adıyla aralıksız devam eden şenlikler, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi nedeniyle iptal edilir…

Büyük emeklerle hazırlanılan, 1 HAZİRAN 1960 tarihinde başlayacak olan FESTİVALİN iptali, hem belediyede hem de organizasyon komitesinde daha önce yapılmış olan bağlantılar nedeni ile büyük sıkıntı yaratmıştır…

Darbe ile birlikte, Üç yıl aralıksız FESTİVAL yapılamamıştır…

60’lı yılların başına kadar bir şenlik havasında süren festivalin, gönüllü organizatörlerinden biri de  sanata düşkünlüğüyle tanınan DR. AVNİ TOLUNAY’dır.

1963 YILI, SİYASETİN GRİ TONLU DALGALANMALARININ, DEMOKRASİNİN ÖZGÜR SEÇİM ORTAMINI BERRAKLAŞTIRDIĞI VE RENKLENDİRDİĞİ BİR YILDI…

Uzun yıllar “Belediye Tabibi” olarak görev yapan Bir ANTALYA aşığı, DR. AVNİ TOLUNAY Belediye Başkanı seçilir…

ANTALYA’nın simasını değiştiren isimler arasında yer alır. ANTALYA,  DR. AVNİ TOLUNAY'ın Belediye Başkanlığı döneminde toprak yollardan kurtulmuştur.

Yurt içi ve yurt dışı girişimlerle ANTALYA’nın tanıtılmasına hız vermiştir.

DR. AVNİ TOLUNAY’ın kesintisiz 10 yıl ANTALYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI ile DR. BURHANETTİN ONAT tarafından başlatılan ANTALYA’ nın dünya turizminin başkenti olma yarışı sürdürülmüştür.

AYNI AMAÇ ALTINDA BİRLEŞEN BİR EKİP…

DR. AVNİ TOLUNAY’ın gayretleri ile ANTALYA FESTİVALİ’nin belediye etkinlikleri içerisine dâhil edilmesi ve 1963 yılında bu etkinliğe “Ulusal Film Yarışması”nın eklenmesi, ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'nin kuruluşu sayılır.

ANTALYA’yı dünyaya tanıtma arzusu içinde olan, Sinemayı ANTALYA’ya yaklaştırmak isteyen, DR. AVNİ TOLUNAY ile birlikte, yine bir ANTALYA çocuğu belediye başkan yardımcısı SELAHATTİN ALAKAVUK ile BEHLÜL DAL, NAZMİ KERİMOĞLU, ÖMER EKEN’ den oluşan ANTALYA AŞIKLARI, 1960 yılına kadar şenlik havasında devam eden FESTİVALİ, sinemayı da bünyesine alarak “ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ ”ne dönüştürmüştür…

FESTİVALİN İSMİNİN DOĞUŞU…

9 Nisan 1964 tarihinde, gece saatin 03.00 dür…

FESTİVALE bir isim bulma çabası içerisinde olan BEHLÜL DAL, ANKARA’dan otobüs ile ANTALYA’ ya gelmektedir…

AFYON’a 9 km kala, aklına gelenleri kağıda dökmek ister, otobüs AFYON çıkışında eski bir kır kahvesinde mola verince, inip bir fener ile kağıt ve kalem alır…

Otobüs moladan sonra hareket edince düşünmeye başlar…

ANTALYA’nın simgesi olan ve her yanı PORTAKAL bahçeleri ile süslenmiş bir kent için en güzel ismi bulur, evet şenliğin adı “ ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ” olmalıdır…

FESTİVAL İÇİN BAŞARI ÖDÜLÜ NE OLMALI DIR ?

BEHLÜL DAL, önünde kağıt, bir elinde kalem diğer elinde fener, şekiller çizmeye başlar, bir türlü karar veremez… Verilecek olan ödül tıpkı OSKAR ödülü gibi özgün olmalı ve ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ bu ödülle anılmalı diye düşünürken, otobüs ANTALYA’ya yaklaşmaktadır…

Hemen aklındakileri kağıda dökmeye başlar, ödül güzelliğin simgesi VENÜS HEYKELİ olmalıdır, KADIN aynı zamanda, sürekliliği ve doğurganlığı temsil eder…

ANTALYA’yı temsil edebilmesi için sağ elinde kalbe yakın bir PORTAKAL olmalıdır, kalbe yakın olması, PORTAKAL ile ANTALYA’nın yıllara dayanan AŞKI’ nın bir ifadesidir…

Giysinin etekleri dalgalı olmalıdır. Buda AKDENİZ’in dalgalarının yansımasıdır…

ALINAN NOTLARIN HAYATA GEÇMESİ İÇİN ENCÜMEN KARARI ÖNEMLİDİR…

BEHLÜL DAL, otobüsten inince büyük bir heyecan ile değerli dostu ANTALYA Belediye Başkanı DR. AVNİ TOLUNAY’ın yanına gider. Düşüncelerini açıklayınca başkan çok mutlu olur ama bunu encümeninde kabul etmesi gerekmektedir…

Uzun ve çok tartışmalı geçen toplantı sonunda muhaliflere rağmen, olumlu karar alınınca artık ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’nin önünde hiçbir engel kalmamıştır…

1. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ HAZIRLIKLIKLARI BAŞLAMIŞTIR…

(4 Ekim – 10 Ekim 1964) arasında yapılması kararlaştırılan festival için hazırlıklar başlamıştır…

BEHLÜL DAL’ın, notları ile hatlarını belirlediği ödül, en iyi plaket ve rozet atölyesi sahibi BEDİİ CEMAL AKTULGA’ ya yapım için teslim edilmiştir…

BEDİİ CEMAL AKTULGA ve Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü hocaları müthiş bir iş çıkarırlar…

Kendisi bronz’dan sağ elindeki portakal altın yaldız’ dan yapılan VENÜS Heykelciği, beklenenin çok üzerindedir…

FESTİVALİN ÖDÜL HEYKELCİĞİ, DÜNYANIN İLK KADIN FİGÜRLÜ ÖDÜLLERİNDEN BİRİDİR…

Artık FESTİVAL çok yakındır ve destek gereklidir…

BEHLÜL DAL, bu desteği Prodüktörler Derneği Genel Sekreteri olan yakın dostu ÜMİT UTKU’dan rica eder.

ÜMİT UTKU, VENEDİK Film Festivali’nde, FAS Film Festivali’nde, ATİNA Film Festivali’nde, bizzat kürsülere çıkarak ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’ni anlatır…

YEŞİLÇAMIN DOĞURDUĞU VE ÜRETTİĞİ BİR FESTİVALDİR ARTIK…

Ortaya çıkan ürünün, mesleğin duayenleri tarafından değerlendirilmesi, yarışması, ödül kazanması, TÜRK SİNEMASI’na heyecan getirmiş ve ileriki yıllarda da çok şey kazandırmıştır…

DR. AVNİ TOLUNAY’ın festival programına eklettirdiği, her yıl üç Alman çiftin evlendirilmesi ve toplu sünnet törenleri gibi etkinlikler de, ayrı bir renk ve ayrı bir hava katmıştır FESTİVAL’e…

Öyle ki 28 Mart 1969’ da DR. AVNİ TOLUNAY ve arkadaşlarının FESTİVAL bünyesine aldıkları etkinlik neticesini verecektir, ALMANYA-ANTALYA arasında ilk CHARTER UÇAK seferleri başlayacaktır…

4 EKİM 1964 SAAT 17.00 TÜM ANTALYA SOKAKLARDADIR…

FESTİVAL KORTEJİNDE, Yeşilçam’ ın yıldızlarını yakından görebilmek, onlara şöyle dokunabilmek için ANTALYA HALKI sokaklara dökülmüştü…

ANTALYA HALKI, sanata ve sanatçısına o kadar vefalıydı ki, yıllarca hep o KORTEJİ bekledi…

Bir bakıma, ANTALYA’nın yıllar öncesinin taşra havasından kurtulup, giderek daha MEGA KENT'e dönüşmesinde  bana göre FESTİVAL’in rolü çok büyüktür…

Söz konusu FESTİVAL KORTEJİ’den bahsederken 27 yıl boyunca ANTALYA GÜZEL SANATLAR GALERİSİ müdürlüğünü yapan ESEN EMEKÇİL HOCAM’dan da bahsetmek gerekir. ALTIN PORTAKAL FİL FESTİVALİ’nin daimi üyesidir, ANTALYA’ da tiyatronun yaygınlaşma sürecinde çok etkin rol üstlenmiş olup, yıllarca hazırladığı KORTEJ TEMALARI ile şehrimin iz bırakanlarından biri olmuştur…

1964 yılında güç koşullarla gerçekleştirilen ilk festivale ilgi gerçekten çok büyük olur. ANTALYA Belediye Başkanı Dr. AVNİ TOLUNAY, festivalin gelenekselleşeceğini ve bir bayrak yarışı gibi bu organizasyonun sonsuza kadar süreceğini ilan eder.

İyi ki ANTALYAMIN, DR. AVNİ TOLUNAY gibi geleceği gören belediye başkanı olmuş.

Anlatılanlar, bu festival öyküsü olduğu kadar, bir kentin ideallerinin de öyküsüdür.

İKİ DEFA İPTAL EDİLEN BU YIL 57.Sİ YAPILACAK OLAN ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ…

57 yıllık tarihine gerek siyasal, gerekse dönemsel açıdan bakıldığında, siyasal kimlikleri ne olursa olsunlar, her Belediye Başkanı’ nın ellerinden geldiğince ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’ni yaşatabilmek ve gelecek yıllara artan bir ilgi ile taşıyabilmek gibi büyük gayretleri olmuştur…

1960’ larda işin içine ilk kez SİNEMA düşüncesi girmiş, ALTIN PORTAKAL KÜLTÜR SANAT VE TURİZM FESTİVALİ’ nden çıkarak YEŞİLÇAMIN DUAYENİ BEHLÜL DAL’ın hayal gücü ile ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’ ne ulaşmış bir organizasyonun 57 yıllık inişli ve çıkışlı sürecinde, tarihin yazılmasını sağlamış ya da tarih yazmış çok GÜZEL İNSANLAR vardır…

Yüreği ANTALYA sevgisi ile dolu DR. AVNİ TOLUNAY ve BEHLÜL DAL, hep daha da güzeli arayarak tarih yazdılar…

Mütevazi kişiliği ile YENER ULUSOY,

Kararlı ve boyun eğmeyen duruşu ile SELAHATTİN TONGUÇ,

Her şeyin sona erdiğini düşünenleri, FESTİVALİN ateşini körükleyerek yanıltan HASAN SUBAŞI,

FESTİVALİN, barışçı kimliği ile sürekliliğini sağlayan BEKİR KUMBUL,

Kentinin adını dünyaya duyurma mücadelesi veren, yeni CANNES yaratmak için büyük gayretler gösteren MENDERES TÜREL,

Vefalı duruşu ile, geç gelen ödülleri sahipleri ile buluşturan, festivalin dününe ve yarınına şekil veren PROF. DR. MUSTAFA AKAYDIN…

ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’ NİN 56 YILDIR DEVAM ETMESİ VE 57. YILINA TAŞINAMSI İÇİN BÜYÜK EMEKLER VERDİLER…

ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ başladığında KORTEJİ seyreden henüz dokuz yaşında bir çocukken, bu gün 56 yılına şahit olmuş bir ANTALYALI olarak nelere tanık olmadım ki?

Fakat 56 yıldır bu FESTİVALİN sürekliliği sağlayan yukarıda saydığım, gönlü ANTALYA YA HİZMET ATEŞİ ile yanan tüm yöneticilerimize sonsuz teşekkürler ediyorum…

Ebediyete intikal edenlere Tanrıdan rahmet, hayatta olanlara uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum…

Haftaya 57. ANTALYA FİLM FESTİVALİ ve MUHİTİN BÖCEK…

Sağlıcakla kalın…

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayşe Neyişçi 2020-09-28 15:23:53

Emek veren rahmete kavuşmuş olanları saygı ve minnetle, ve bugün hala devam etmesine katkı verenleri de selamlıyorum. Antalya Altın Portakal film festivali Ulusal ve Uluslararası film sektöründe hatırı sayılır , özel bir yere sahip. Daha Uzun yıllar gereken önemin verilerek, sahip çıkılmasını ve sürdürülmesini dilerim.

banner343

banner324

banner174

banner242