banner154

banner221
banner129

Her değişen şey dönüşüyor biraz da. Dönüşümün en hızlısını da doğumdan bu yana dünyaya bakan gözlerimiz yaşıyor.

Ah gözlerimiz şimdilerde neler çekiyor, her şeyi izlemek zorunda kalıyor. Bu zorluk içinde bir taraftan da filtresiz bir yaşam git gide imkansızlaşıyor.

Yürüdüğümüz yollar topraktan betona dönüyor, çocukluk manzaramız koskoca binaların arasına sıkışıyor. Her konuda filtreler dünyasında yaşıyoruz. Aslolanları unutarak…

Yaşanan her şeyi izleyen gözlerimiz bile ya lense tabi ya da güneş ışığının arkasına sığınarak taktığımız UV polaroidlerle gerçeklerden uzaklaştırıyor bizi. Faydası zararından çok ya da zararı faydasından mıydı karıştırıyoruz bazen.

Büyüklerimizin kulağımıza “inanmak yerine görmeyi öğrenin” diye fısıldayalı çok uzun yıllar geçmiş gibi. Biz ne yapıp edip inanmayı seçiyoruz ilk iki harf benzerliğinden insanoğluna…

Elbette inanmak başarmanın yarısıdır. Ama neye ve kime inanacağız? Her yanımızı filtreler kaplamışken hakikate nasıl ulaşacağız? Gökkuşağının renklerini nasıl ayırt edeceğiz? 

Milattan önce 399 yıllarda dünyaya gözlerini açan Atinalı Filozof Sokrates, insanoğluna 3 filtre hediye ederek belki de o zamandan bugünleri görmüş, nasıl olsa filtrelenecekler diyerek imdadımıza yetişmiş. Ve tam da o zamanlarda “insanlığın başlamakılavuzu” okunmaya başlanmış.

Geçen zamanda kim ne okumuş, ne görmüş bilemem ama bir kim kime dumduma halleri yaşandığı kesin.Sorgulamanın naifliğini ve yaşamı anlamanın ilk aşaması olduğunu öğreten bu filtreler nelerdi şu günlerde herkesin günde en az bir doz alması gerektiğine inanıyorum. 

O yıllardan bu zamana değişmeyen tek bir şey vardı. İnanmak insan olan için uyku öncesi sakinleştirici çay misaliyken gerçeği öğrenme heyecanı da beslenme dürtüsü kadar kuvvetliydi.

Bu nedenle Sokrates’in gerçek filtresi çok satanlar listesinde ilk sıraya yerleşmişti bile. Sosyal bir varlık olan insanın düşünsel yapısının davranışlarıyla birleşerek kendinden olmayan için bir şeyler yapması en doğal refleksi olduğunda iyilik filtresi başrolü kapmıştı tabi…

Bir mutluluk sarmıştı insanoğlunu ‘bugünde işe yaradım, aldığım nefesin hakkını verdim’ diye sevinir bir gururla uykuya dalmıştı. Galiba uyku tatlı geliyor ki bir rüyalar aleminde yaşamaya devam ediyoruz.

Bir cimrileştik ki sormayın. İyilik yapmak lütfetmek hesabına veresiye yazılıyor. Gün gelecek karşılığı alınacak diye… Bir de garibim işe yararlılık filtresi sona kalınca dona kaldı sanki. Kimse kimsenin işine yaramak istemiyor. Bizatihi işine gelmiyor işe yaramak. 

Bize insan dedirten şey, yani bu üçayaklı filtre olmadan nasıl devam edeceğiz yaşama? Gerçeği renklendiren, ne renk görmek istersek o renge boyanan gözlüklerimizin camından bakmak yolculuğunun biteceğini bilmiyoruz herhalde...Gerçek gelip kapımızı çalacak büyük bir gürültüyle. İyilik deonu filtreleyip büyük bir gururla sakladığınız kabuğundan fırlayacak.

Bir insana, canlıya veya yaratılan herhangi bir şeye cimrilik yaparak rafa kaldırdığımız işe yarama filtreside isyan çıkaracak. İyilikten korkan, iyi olana üşenen, gerçek olana inancını yitiren yeni nesil insanlığımıza bir sabah uyanıp yeniden baksak ya aynada… Ağzınıza kadar insan olmak için başka ne gerek ki? Yıllar,yıllar önce Sokrates’in arkadaşıyla sohbeti kıssadan hissesiyle üç noktalayayım bu yazımı da…

Bana birazdan arkadaşım hakkında söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?

Hayır, dedi adam. 

Aslında bunu sadece duydum ve... 

Tamam, dedi Sokrates. Öyleyse, sen bu söyleyeceğin şeylerin gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.

Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, “iyilik Filtresi.” Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?

Hayır, tam tersi...

Öyleyse, diye devam etti Sokrates, O’nun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin.

Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı: “İşe yararlılık filtresi.”

Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?

Adam hayır, pek değil diye cevap verdi.

“İyi” diye tamamladı Sokrates.

Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse bana neden söyleyesin ki?
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner157

banner174

banner219