banner211

banner154

banner129

Kainatta en küçük atom tanesinden galaksilere kadar ne varsa hareket etmektedir. Ünlü bir düşünür, ‘hayat hareket, hareketsizlik ölümdür’ demiştir. Hareketsiz bir hayat, ölümle eşdeğer tutulmuş olup, kişiyi yaşama küstürmekte ve yaşam sevincini elinden almaktadır.

Genellikle kişiler en stresli oldukları zamanlarda sporla bunun üstesinden gelmeleri gerekirken, tam tersine daha hareketsiz hale geçerek, yüksek kalorili beslenerek psikolojilerini dengelemeye çalışmaktadırlar. Ayrıca, bu kişilerde bol miktarda stres hormonu olarak bilinen kortizon salınarak, kilo artışı ve yağlanmaya neden olur. Bu durum hareket kabiliyetini azalttığı için bu kişiler kısır döngü çemberinde kaybolurlar.

İnsan yaşamını çok kolaylaştıran teknolojik gelişmelere rağmen,  hareketsiz ve stresli yaşam tarzı,  çeşitli psikolojik problemlerden, kanser ve kalp damar hastalıklarına kadar pek çok hastalığa zemin hazırlamaktadır.   

Yürüme başta olmak üzere hareket, mutluluk hormonu endorfinin salınımını artırarak stres ve depresyonu azaltır.  Aynı zamanda damar sertliğinin en önemli aşaması olan spazm gelişimini önler. Yürümekle damar duvarından bol miktarda damar genişletici maddeler salınır, kötü etkili kolesterol düşer ve iyi etkili kolesterol ise yükselmektedir.  Bu olumlu etkilere bağlı günlük 30 dakikalık yürüyüş ile inme, demans ve kalp krizinde %30-50 azalma sağlanırken, cinsel performansta ise önemli artış sağlanabilmektedir.

Düzenli yapılan günlük yürüyüşler ile kas kitlesi ve  tonusunda artış olur. Buna bağlı metabolizma artar ve istirahat esnasında harcanan kalori miktarı artar. Uyku esnasında dahi kilo verilir.

Günlük yürüyüşlerde süre kadar yürüme mesafesi de önemlidir.  Yapılan çalışmalarda yürümek mi, koşmak mı sorularına yanıt aranmıştır.  Çalışmalarda yürüme ve koşma arasında kalori harcama açısından önemli bir fark saptanmamıştır. Ancak, günlük tempolu yürüyüşlerin daha fazla endorfin salınımına neden olduğu yani sağlık açısından daha faydalı olduğu gösterilmiştir. Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfinler, beyin tarafından üretilen morfin benzeri mutluluk hormonudur. Bu hormonun salınımı ile ağrılarımız ve depresyona girme eğilimi azalacaktır.

Hayat karşımıza sürekli bizi küstürecek engeller koyacaktır. Bunları aşmanın tek yolu yürümek, yürümek ve de yürümektir. Her ne koşulda olursa olsun yürüyerek beden ve ruh sağlığımızı koruruz. Günümüz stresli yaşam koşullarının ruh ve beden sağlığımız üzerine olan olumsuz etkilerinden kurtulmak için her gün düzenli olarak tempolu yürüyüşler yapmalıyız. Belirli süreden sonra kişiler morfin benzeri mutluluk hormonu bağımlısı olurlar ve yürümeyi bırakamazlar.

Adım adım mutluluğa …

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner174

banner157