YAZARLARIMIZ

23.01.2017 / 11:07:45
1124 kez okundu

Doç.Dr.Metin Sarıkaya

dr.metinsarikaya@icloud.com

Tüm arşive ulaşmak için tıklayınız.

ERİŞKİNLERDE SÜT KULLANIMINA BİYOLOJİK BİR BAKIŞ

Doğada sütün varlık nedeni, yeni doğan yavruların normal beslenme düzenine geçene kadar tek besin kaynağı olmasıdır. Süt yavruya anne tarafınca sağlanmaktadır. Memeli canlılarda, yavrunun mide barsak sistemi dışardan alınan gıdalara hazır hale gelene kadar, anne sütü zengin içeriği ile yavrunun gelişimini sağlar. 

 Anne sütü her memeli türünde değişmekle birlikte, yavru için bellirli bir süre hayati önem taşır. Yavru, süt dışındaki gıdalara hazır hale geldiğinde annenin hormonal sistemi süt üretimini durdurur. Aynı dönemde yavruda da sütün sindirimini sağlayan bir molekül üretilmemeye başlar. Doğal düzeni herşeyde olduğu gibi süt konusunda da bozan insanoğlu hariç, diğer memelilerde emzirme ve sütü emme süresi belirlidir ve bu süreden sonra ne anne yavrusuna süt verir ne de yavru ömrünün kalan kısmında süt aramaz.

Anne sütünde şeker türü olarak bol miktarda laktoz şekeri bulunur. Laktozu midede parçalayan ve enerji için kullanılabilir hale getiren laktaz adlı enzim  yavrunun laktaz geni tarafından üretilir. Laktaz üreten bu gen, süte ihtiyaç duyulan süre boyunca faaliyet gösterir, süre dolduğunda gen de laktaz üretimini sonlandırır. Yani bu genin işlevi doğumdan itibaren başlar ve emme dönemi sona erince biter. Bu süreçler, yani annenin sütten kesilmesi ve yavrunun sütü sindiren laktazın üretimini durdurması her memeli türünde değişken olsa da, eş zamanlı olarak durur. İnsanlarda laktaz geni faaliyet süresi ortalama 2-3 yıl olarak bulunmuştur.

Bu durumda diğer memelilerede bakarsak insanların erişkin dönemde süt içmesinin doğal bir ihtiyaç olmadığı açıkça görülüyor. Doğada sütün bir olmazsa olmaz dönemi var ve bu dönem yavrunun ilk yıllar için geçerli, sonrasında ise yok. Buna rağmen insanlarda süt tüketiminin erişkinlerde de yaygın olduğunu biliyoruz. Ancak bir erişkinde sütün sindirilebilmesi için laktaz üreten genin hala faaliyet göstermesi gerekiyor, peki bu doğal olmayan durumu nasıl açıklayabiliriz ? İnsanların bir kısmı sütü rahatça sindirir ve her gün bolca tüketir, bir kısmı ise süt içince karın ağrısı, gaz, şişkinlik ve ishal sorunları yaşar. Örneğin ben süt içemiyorum, çünkü vücudum sütü sindiremiyor ve aynen bu şikayetler oluşuyor. Belliki laktaz üreten genim doğal olarak 2-3 yaşlarımda durmuş. Benim gibi süt içemeyenlerdeki duruma "laktoz intoleransı" deniyor. Bu durum bir hastalık değil, aslında doğal olan sütün besin zincirinde hayatın ilk dönemlerinde yer almasıdır. Yani normal olan benim, fakat sütü bolca içip hiç şikayeti olmayanlar bunu nasıl beceriyor?

On bin yıl önce hayvancılık başlıyor, insanlar sütün ek bir gıda kaynağı olduğunu keşfedip inek, keçi, koyun gibi memelilerin sütünü kullanmaya başlıyor, hatta çoğu zaman süt dışında gıda bulamıyor, mecburen içiyorlar. Böyle küçük evrimsel değişimleri çevresel veya beslenmedeki baskılar tetikleyebilir. Laktaz geninde gelişen bir mutasyon, laktazın ömür boyunca üretimini ve sütün her yaşta besin olarak kullanılabilmesini sağlıyor. Bu gen hayvancılığa en erken başlayan Mezopotamya ve Avrupa´da zamanla yaygınlaşıyor, Asya´da, Amerikan yerlileri ve Afrika yerlilerinde ise gen mutasyonu olmamış veya geni taşıyanların oralara gidip çiftleşmesi ile daha az kişide laktaz geni aktif bulunuyor. Gen atalardan alındığı için süt sindirimi oranları toplumlar arasında hayli farklılık gösteriyor. Süt mayalanınca bakteriler laktozu parçalıyor, yoğurt ve peynirde hiçkimsede sorun olmuyor. Belki orta Asya Türklerini yoğurdu bulmaya zorlayan şey sütü saf olarak tüketememeleriydi. Belki de sütten yapılan tatlı ve pastalar kadınlarda daha çok görülen karında ağrı, şişkinik ve kabızlık ishal dönüşümlerinin altında sütü sindirememe (laktaz eksikliği) var. 

Gerçi son yıllarda gıda mühendisliği sütü sindiremeyenler için çare bulmuş durumda. Şimdi laktazlı süt üretiyorlar ve her markette bulunuyor. Yani süt içebilmek için genetik değişime uğramış olmak şart değil artık. Ben kendimi bildim bileli hiç süt içemedim,  yoğurt ve peyniri sevme nedenim ise onları sindirebilmem, sütün eksikliğini de hiç hissetmedim. Ama erişkinlikte süt tüketimi  şart mıdır, doğaya bakarsak cevap belli; hayır. Yavrular hariç, büyüyünce de süt içmek illa gerekli mi orası tartışılır....

 

 

 

YASAL UYARI: "mygazete.com" haber portalında yayınlanan köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun tüm hakları New World Media Grubu'na aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun bir kısmı veya tamamı kullanılamaz. Tüm yasal hakları saklıdır.

Etiketler :

YORUM YAZ

*İsim *E-posta *Yorumunuz

Okuyucu Yorumları ( Toplam , 0 adet)