banner1


banner75
28 Eylül 2017 Perşembe 11:47
1345 Okunma
'Turizm katilleri' dünyaya yayılıyor

Balast suyu gemiler tarafından düzenli olarak ve yapısal bütünlük için rutin olarak alınıyor. Alınan bu balast suyu, binlerce tür mikrop, yosun ve hayvanı içerebiliyor. Bunlar daha sonra dünyanın okyanuslarına taşınıyor ve yerli olmayan ekosistemlere salınıyorlar ve işte büyük istila böyle başlıyor.

DENİZ TİCARETİ BÜYÜDÜ

Geminin varış noktasında salınan balast suyu potansiyel olarak yeni istilacı sucul türleri getirebiliyor. Son yirmi yılda gemi ticareti ve trafik hacmi genişledi. İstilacı su canlılarının ait olmadığı başka ekosistemlere karışma olasılığı arttı. Bu istilacı su canlıları, daha önce yerel ekosistem, ekonomi ve altyapı için yıkıcı sonuçlar doğuran bazı olaylara yol açtı.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) 2004 yılında, Birleşmiş Milletler’in gemi emniyeti ve güvenliği için küresel standartların geliştirilmesi, deniz çevresinin ve atmosferin zararlı etkilerinden korunması temelli sözleşmeleri devreye sokarak, gemilerin neden olduğu bu soruna çözüm bulmaya çalıştı. Yakın zamanda yapılan yeni düzenlemeler ile balast sularının varış noktasında gemiden tahliye edilmesinden hemen önce filtre edilmesi gibi çözüm önerileri gündemde.

Büyük ve olumsuz etkiye neden olan biyolojik istilacı deniz canlılarının bazı örnekleri yakından tanınıyor ancak dünya çapında kaydedilen yüzlerce başka istilacının varlığı da biliniyor ve inceleniyor.  Bazı kolera salgınlarının dahi balast suyu ile ilişkili olduğu belirtiliyor. Kimi istilacı canlılar zooplankton topluluğuna hakim olan ve balık ağlarını tıkayan, olumsuz etkilerle, çok büyük popülasyonlara ulaşabiliyorlar. Kimileri ise üreme amaçlı olarak toplu göç sürecine giriyor ve girdikleri nehirlerde erozyon ve siltasyona neden oluyor. Diğer canlıların yerel yok oluşlara neden olabiliyorlar. Kimileri de zararlı alglerin oluşmasına neden olabiliyor. Türlere bağlı olarak oksijen tükenmesi, toksinlerin ve mukoza yoluyla salınmasına neden olarak büyük miktarlarda deniz canlılarının yok olmasına neden olabiliyor. Kumsalları bozup, deniz turizmine olumsuz etki yapıyorlar. Kabuklu deniz ürünlerini kirletip, bu ürünleri yiyen insanları ağır hastalıklara yakalanmasına ve ölümlere neden olabiliyorlar. Çok hızlı üreyen bazı türlerde ticari olarak önemli balık türlerinin yaşam alanlarına giriyor ve besin kaynaklarını kurutuyor. Yumurtaları ve gençleri avlıyor.

Örnek olarak Kuzey Amerika tarak jölesi adıyla bilinen istilacı bir tür, uygun koşullar altında çok hızlı üreyerek, zooplanktonlar üzerinde aşırı besleniyor. Stokları azaltıyor, besin ağı ve ekosistem işlevini değiştiriyor. Bu deniz tarağının 90’lı yıllarda büyük ekonomik ve sosyal etkileri olan Karadeniz ve Azov denizindeki balıkçılığın çöküşüne önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtiliyor. Diğer bir örnek olarak zebra midyesi, habitat, ekosistem ve gıda ağını değiştiriyor. Altyapı ve gemilerde ciddi kirlenme sorunlarına yol açıyor. Su emme borularını, kanalları ve sulama hendeklerini tıkıyor. ABD’de 10 yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık zarara yol açtığı ifade ediliyor. Asya yosunu vejetatif olarak ve sporların dağılması yoluyla hızla büyüyüp, yayılıyor. Yerli yosunları  ve deniz yaşamını değiştiriyor. Avrupa yeşil yengecine gelince, yerli yengeçlerle yarışıp yer değiştiriyor ve işgal edilen bölgelerde baskın bir tür haline geliyor. Geniş av hayvanları türlerini tüketiyor ve gelgit boyunca kayalık, kıyı ekosistemini değiştirebiliyor.

(Büşra Tanrıtanır / MYGazete.com )

banner32
banner55
Son Güncelleme: 28.09.2017 11:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.