banner1

banner18

Zorda kalmadığım sürece kendime ait olmayan tuvaleti kullanmam. Tabi tabi bu büyük bir lüks herkese nasip olmaz. Kendinize ait bir tuvalet… ‘her şey’i sindirmek ve boşaltmak istediğinizde kapısını kapamanız yeterli.  Uzun yıllardır edindiğim ve adına “fobisel sindirmelerim” dediğim bu alışkanlığımdan firar ettiğim günlerden bir günü size anlatacağım. Merak etmeyin özet geçeceğim.  Arkadaşlarla oturduğumuz kafenin tuvaletinin yolunu öğrenir öğrenmez uygun adım marş diyerek merdivenlerden yukarı çıktım. Hem cinslerimin kabine ve lavabo bölümüne bıraktıkları o ağır kozmetik kokusunun burnumun delikleriyle buluşmasının ardından nihayet herkesin olan ama bana da mecbur gelen yerin kapıları kapandı. Benim fobisel sindirmelerim dediğim bu eyleme diğer insanların bir isim verip vermediğini hep merak ettiğim yerdeydim işte yine. Zamanın ve mekânın önemli olmadığı bir eyleme neden anlam yüklesinler diye aklımdan geçirmeye başladım o an. Şimdiye kadar niye fark etmedim diye diye… Hakikaten vücudumuzun sindirim ve boşaltım sisteminin insanların kelimelerinde ne işi vardı Allah aşkına? Oysa sorunun o kadar çok cevabı var ki… Aradığınız aramadığınız tüm cevapları KAPININ ARKASINDA bulabilirsiniz. Sanki kapıyı örter örtmez umumi tuvalet kullanıcılarına bir yerlerden sufle veriliyor:

  • “Vücudunuzda birikenleri önce lütfen kelimeler, kısaltılmış küfürler, ilanı aşklar ya da en iyi ressamın bile yapamayacağı ne idiği belirsiz şekillerle çıkarınız”.
  • “Yazı yazma ihtiyacınızı lütfen ama ne olur ya burada tuvalette gideriniz…”

Tuvaletlere yazılan notların, yapılan ok işaretli kalplerin, papatya görünümlü menekşelerin insan ruhunda bir çıkarımı konu bahis ama bunun edebiyata ya da argo terimler kılavuzuna bir faydası olamasa gerek. İşin psikolojik yönünü değerlendirmeyi uzmanlara bırakıyorum. Ben işin matematiksel tarafındayım yani problemin en kolay çözümlenecek tarafında.  İnsanımızın tuvaletlere kendine ait bir şeyler bırakma huyu Dünya’nın birçok yerinde var. Yüzdeye vurursak Avrupa ülkeleri birinciliği açık ara alır. Bu moda eylem en çok markaların işine yarıyor kanımca. Boşaltım sistemi çalışırken beynin en fazla yoğunlaştığı anlardan olsa gerek ki umumi tuvaletlerin kapıları artık reklamcıların gözbebeği.  Markaların yeni mesire alanı tuvaletler... Ey marka temsilcisi hedef kitleni seç! Hedefin tuvaletteyken onu on ikiden vur gitsin!

Bir de işin nahoş bir boyutu da var… Hiç kabul edemediğim, öğretilemeyen bir çaresizlik durumuyla yüzleşeceğiz şimdi…

“Lütfen tuvalet kâğıdını çöpe atınız” AMA… Bunu lütfen unutmayınız, hatırlayınız…  Hatırlayınız ki çevreye daha az zarar veresiniz. Hatırlayınız ki sizden sonra o tuvaleti kullanacak kişiye ve tuvaletin temizliğinden sorumlu emekçiye yani yine kendinize saygınız olsun.

Size bir soru hiç Dünya’nın başka bir köşesinde bu yazıyla karşılaştınız mı? “Lütfen tuvalet kâğıdını çöpe atınız”, bence bir geziye çıkın ne yazık ki karşılaşmıyorsunuz. Bu konuda iddialı olmaktan hiç memnun değilim. Canım ülkemde kamu kurumlarından hastanelere, alışveriş merkezlerinden otellere, okullara, camilere, restoranlara kadar bu ünlü cümleyle tanışmayan var mı? Peki, karşılaşıp da çevresini ve diğer tuvalet kullanıcılarını düşünerek uygulayan kaç kişi var? Lütfen elinizi kaldırın çünkü siz çok kıymetlisiniz. Umumi tuvaletlerde bu uyarı maiyetindeki notun neden yazılı olduğunu toplumumuza sormak geldi içimden. Hiç aklınıza gelmiş miydi bu not neden bizi uyarıyor sürekli? Ben sadece yazabildim bu satırlarda, işin sosyolojik yönünü de çok değerli toplum bilimcilerin zamanlarına bırakıyorum.  

Mahrem çevreye saygıyla başlar diyen büyüklerime hürmetle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner21