RÖPORTAJ

29.07.2016

Antalya’nın bilim ve kültür kalesi 20 yaşında

Antalya’nın bilim ve kültür kalesi 20 yaşında

Suna – İnan Kıraç AKMED (Akdeniz Medeniyetlerini Araştırma Merkezi) Müdürü Prof. Dr. Levent Yılmaz, mygazete.com’dan Ferhan Bozkaya’ya konuştu.

Suna - İnan Kıraç ailesinin Antalya için çok değerli bir armağanı olan AKMED 20. yaşını doldurdu. Önemli eserlerin yer aldığı kütüphanesi, bilimsel çalışmaların desteklenmesi, halka kapısını açtığı konferansları, sergileri ve Antalya kültürünün yaşatıldığı müzesi ile büyümeye devam eden AKMED, bugünlerde bambaşka çalışmalar için emek veriyor.

AKMED’in kurucu müdürü Kayhan Dörtlük’ün emekliye ayrılmasının ardından görevi devralan Prof. Dr. Levent Yılmaz; merkezin 20 yıllık hikayesini, Koç Üniversitesi’ne dahil edilişini ve önümüzdeki süreçte hayata geçirmek istedikleri planları anlattı.

Antalya için çok değerli bir hediye olan AKMED 20. yılını doldurdu… Yola çıkış günleri itibariyle AKMED’de ne gelişmeler oldu anlatır mısınız?

Suna Hanım (Kıraç) ve İnan Bey (Kıraç) Antalya’ya 90’ların başında geliyor ve burayı çok seviyorlar. Koç ailesi genel olarak Antalya’yı seven bir ailedir. Buralardan ev almaya başlıyorlar, o zamanları tabi Antalya’nın etrafı yeni yeni arkeolojik olarak öne çıkmaya başlıyor, çok etkileyici bir yer haline gelmeye başlıyor. Zaten Suna Hanım ve İnan Bey’in sosyal sorumluluk projesi dahilinde kültüre, sanata ve bilime yatırım yatma niyetleri var. Sergilemek istedikleri kendi koleksiyonları da var. İnan Bey, Suna Hanım’a 50. yaş günü için Kaleiçi’nde yıkık harap bir kilise alıyor, sonra da hemen yanından yıkık bir ev satın alınıyor. Bu binaları restore ettirip Kaleiçi Müzesi ve Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü olarak kullanıma açıyorlar. Böylelikle bu havzadaki arkeolojik, tarihsel , coğrafi değerlerin hem araştırılması hem tescillenmesi , korunması, bilimsel çalışmalara destek olunmasına başlanıyor. Fakat yıllar içinde AKMED, Akdeniz Üniversitesi’nin arkeolog hocaları, bu havza için İstanbul’dan gelenler, uluslararası kazı yapanlar derken hızlı bir şekilde iyi bir kütüphanesi olan, bilimsel çalışmaların desteklendiği, konferansların yapıldığı bir yer haline dönüşüyor.

Buradaki enstitü endemik bir bitki gibi, nadirattan ve biricik ama büyüyemiyor, onun için de 2015 yılında İnan Bey ve danışmanları enstitünün Koç Üniversitesi’ne dahil edilmesi gerektiğini , böylelikle daha yaygın, daha etkili bir bilimsel üretim gerçekleştirilebileceğini düşünüyorlar ve Ocak  2016’dan itibaren enstitü adında küçük bir değişiklik yapılarak Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi olarak Koç Üniversitesi bünyesine katılıyor.

Bu değişiklik AKMED’e neler getirecek?

Bir kere AKMED, Türkiye’nin en iyi araştırma üniversitesi olan Koç Üniversitesi bünyesinde olacak. Görünürlüğü daha da artacak. Ama ondan daha önemlisi kütüphanenin birleşmesi söz konusu. Şu an 16 bin civarı kitabımız var, 10 bin adet de görsel malzeme var. Bu alanda büyük bir zenginlik sağlanacak.

Kütüphanede hangi alanlarda kitaplar var?

Bölgemizin, yani Pamfilya, Pisidya, Kilikya ve Likya bölgelerinin arkeolojisi ve tarihi üzerinde yoğunlaşmış kitaplar ile Akdeniz havzasının tarih öncesinden bugüne kadarki önemine ilişkin kitaplar var. Mısır, Kıbrıs, İtalya ve Yunanistan da var ama daha özellikli olarak bu bölgenin arkeolojisi var.  Tabii bu bölgeyi Akdeniz havzasının karmaşık ve bütüncül iletişim, kültür ağından koparmak mümkün değil. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde, üniversitenin kütüphanesiyle de birleşince  üniversitenin tüm elektronik ortamına erişimimiz söz konusu olacak. Yani 200 bin civarında elektronik kitap, çok büyük bir veritabanı, internetten ulaşılabilinen dergiler... Dolayısıyla geniş bir araştırma alt yapımız olacak.

Bu durumda kütüphanenin kapıları herkese açılacak mı?

Kütüphanemizin kapıları bugüne kadar herkese açıktı. Ancak, takdir edersiniz ki, kütüphanemiz çok büyük değil, zaten araştırma kütüphanesi özelliğine sahip. Yığınların girip araştırma yapabileceği bir ortam yok burada. Zaten ileride 10-15 araştırmacı burada sabit olarak her gün çalışacak, onun dışında herkese açabileceğimiz bir kütüphanemiz olamayacak ama Akdeniz Üniversitesi’nin ilgili bölümlerinin yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, hocalara, özel araştırma yapmak için buraya başvuru yapanlara tabi ki açık olacak. Lisans öğrencileri de hocalarından bir mektup getirmek suretiyle kütüphaneden yararlanabilecekler.

AKMED Antalya için çok değerli bir armağan, ayrıca burada gerçekleşen sergiler, konferanslar, sempozyumlar, araştırmacılara kapısını açması da bunun yanındaki sunulan güzellikler. Antalya buranın enerjisini yakalayabiliyor mu?

Burası 20 yıl boyunca kendisini kurmaya, oluşturmaya çalışan bir yer ve arkeoloji, tarih gibi belirli ilgi alanları var. Dolayısıyla, uzun yıllar boyunca sadece bu alanlarda yoğunlaşılmış ve  Akdeniz Üniversitesi’nin ilgili bölümleriyle bir ortaklık yapılmış. Daha geniş kitlelere de açılma eylemleri olmuş, ancak kuruluş aşamasının gerekliliklerinden dolayı o istek biraz geri planda kalmış. Bizim bundan sonrası için niyetimiz yavaş yavaş farklı etkinlikler yapıp bunu belirli bir disipline hapsetmeden Antalya halkının da gelebileceği bir takım konferanslar yapmak. Biz araştırma merkeziyiz ama konferanslarla, konserlerle, film gösterimleriyle kamuya daha açık etkinlikler de yapmak istiyoruz.

Öğrencilere proje, araştırma destekleri veriyorsunuz. Bu destekleri arttırma gibi planlarınız var mı?

Bu merkez Suna Hanım’ın ve İnan Bey’in Antalya’ya, üniversitelere büyük bir armağanı. Buranın misyon kalemlerinden bir tanesi genç araştırmacılara destek olmak. Lisans aşamasındaki bursiyerlerimiz var, şu an 5 tane ama bunlar sürekli destekleniyor. Birisi mezun oluyor onun yerine yeni birisini alıyoruz. Yüksek lisans, doktora ve proje düzeyinde, burs değil ama araştırma desteğimiz var. Bir de bu bölgedeki  yüzey araştırmaları ve kazılara desteklerimiz  var.

Önümüzdeki yıldan itibaren yapmayı düşündüğümüz bir plan var. Bir araştırma merkezinin sabit araştırmacıları da istihdam etmesi gerekir diye düşünüyoruz. 2017’den itibaren, doktorasını bitirmiş araştırmacılara burada araştırma desteği vereceğiz. Doktora öğrencilerine de birer yıllık desteğimiz olacak. Merkezde sabit olarak çalışan 14 kadar araştırmacı olacak.

Antalya’da AKMED gibi ya da başka alanlarda merkezlerin olması gerektiğine dair ne düşünüyorsunuz, neler eksik sizce kentte?

 Türkiye’de aslında yanlış bir sistem yapıldı, bu sadece Antalya’ya has değil. 70’lerin ortasından itibaren üniversiteler kampüsler şeklinde örgütlendi ve şehrin dışında kaldılar. Bu üniversite hayatının şehirle olan ilişkisini kopardı. Üniversitelerin şehirle kaynaşacak projelere imza atması önemli bence. Kaleiçi’nde, Lara’da yani çeşitli lokasyonlarda üniversiteyle halkın iç içe geçebileceği alanlar olabilir, araştırma merkezleri olabilir. Antalya bu anlamda çekim merkezi haline getirilebilir.

Biraz da Kaleiçi Müzesi’ni anlatır mısınız? Burası,  Antalya evinin ve sosyal hayatının yansıtıldığı tek müze, ziyaretçi sayısı ve müzede yapılan etkinliklerden bahseder misiniz?

Geçen yıl 10 bin civarında ziyaretçimiz vardı, bu tabii çok büyük bir rakam değil ama fena bir rakam da değil. Bu kitleyi ağırlık olarak Türk ziyaretçiler oluşturuyor, dolayısıyla şehrin içinde bu tür etkinlikleri bekleyen, gitmek isteyen bir kitle var. Dolayısıyla biz de müzemizde daha ilgi çekici, geçici sergiler düzenlemeyi düşünüyoruz.  Böylece ziyaretçiler farklı farklı sergiler görme imkanı bulacak.

Ocak’tan beri buradasınız, çalışmalarınızdan biraz bahsettik ama dahil etmek istediğiniz başka planlarınız var mı?

AKMED çok verimli bir yer. Bu tür araştırma kurumlarının örnekleri var dünyada ve son 10 yılda üniversiteler ve araştırma kurumları içinde yeni bir trend var. Doktoranızı yapmış olmanız yetmiyor, doktora sonrası araştırma merkezleri çok önem kazandı ve bunlardan o kadar az var ki dünyada. Türkiye’de iki tane var, ikisi de Koç Üniversitesi’nin. Niyetimiz burayı 5-10 yılda, Akdeniz havzası içinde burslarıyla, kütüphanesiyle, imkanlarıyla parmakla gösterilecek bir yer haline getirmek. Geçici sergileri de ekleyerek insanların burayı daha çok ziyaret etmesini sağlamak. Ayrıca sinema günleri, Kilise içinde konserler de yapmak istiyoruz.

Antalya hakkında neler düşünüyorsunuz, şehirde nasıl zaman geçiriyorsunuz?

Yürümeyi çok seviyorum Antalya’da, çok güzel yürüyüş parkurları var. Deniz şahane, Falezler çok güzel. Tiyatro, Piyano, Sinema Festivalleri, Gitar Günleri harika. Antalya Kültür Sanat’taki sergiler var. Çok güzel şeyler yapılıyor şehirde. Seraser gibi çok güzel restoranlar var. Hafta sonları Termessos’a gitmeyi çok seviyorum. Bisiklete biniyorum, bisiklet için çok güzel yollar var. Antalya’da güzel zaman geçiriyorum.

LEVENT YILMAZ KİMDİR?

Levent Yılmaz, 1969´da Ankara´da doğdu. François Hartog yönetiminde 17. yüzyıl Avrupa tarih yazımı ve Eskiler ile Modernler Kavgası üzerine doktora çalışmasını 2002 yılında EHESS´te tamamladı. Fransızca kaleme aldığı Le temps moderne başlıklı kitabı 2004 yılında yayınlandı (Gallimard; Türkçesi, Modern Zamanın Tarihi, Metis, 2010). Türkiye (Dost, YKY, Helikopter) ve Fransa´da (Actes Sud, Galaade) çeşitli yayınevlerinde yayın danışmanlığı, yayın yönetmenliği yaptı. 2002-2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde önce Doçent sonra Profesör olarak Avrupa kültür tarihi üzerine dersler verdi. 2015 yılından itibaren Koç Üniversitesi Tarih Bölümü’nde çalışmakta ve aynı zamanda Koç Üniversitesi Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin (AKMED) direktörlüğünü yapmaktadır. European University Institute, Harvard University Villa I Tatti, EHESS, Paris Institute of Advanced Study gibi kurumlarda davetli araştırmacı olarak çalışmış, seminerler düzenlemiştir. Son olarak Manuela Sanna ile birlikte The Vico RoadNuovi Percorsi Vichiani’yi (Roma, Edizioni di Storia e Letteratura, 2016) yayına hazırlamıştır.

 

YASAL UYARI: "mygazete.com" haber portalında yayınlanan köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun tüm hakları New World Media Grubu'na aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun bir kısmı veya tamamı kullanılamaz. Tüm yasal hakları saklıdır.

Etiketler :

YORUM YAZ

*İsim *E-posta *Yorumunuz

Okuyucu Yorumları ( Toplam , 0 adet)