banner1

banner18

Dostluk nedir? diye düşündüğümüzde dilimize dökülenler farklı farklıdır.            Kiminde aranılan, kiminde bulunan, kiminde de paylaşılan bir şeyler vardır. Dikkat ederseniz, bunların hiçbiri somut şeyler değildir. Her insanın dostluğa yüklediği “anlam” çerçevesinde “değerleri”dir.                                                                       

Dostluk; sahip olduğumuz değerlerimizi paylaşmaktır, kısaca özümüzden bir parça vermek ve özden gelen bir parçayı kabul etmektir.                                                                    

Bu bir başarı, mutluluk, sevinç olabileceği gibi, acı, üzüntü, keder de olabilir. Bunlarla ilgili birkaç güzel söze göz atarsak;

"Bir dostun üzüntüsünü herkes paylaşabilir. Ama bir dostun başarılarına içtenlikle sevinmek bir ruh hasleti gerektirir. "Oscar Wılde

"Felaketin bir iyiliği varsa, hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır. "Balzac

"Gerçek dostlar, iyi günlerde davet edilince sizi ziyaret eder. Kötü günlerinizde davet edilmeden gelirler." Theopmrastus

"Dostluk, birlikte olduğunuzda hiç söz etmeseniz bile, ne kadar güzel sohbet ettiğinizi düşünmektir. " Kathy

Hepsinin ortak özelliği başarı ya da üzüntüyü “paylaşmaktır”. Yanında bulunmak, “anına eşlik etmek”tir. O zaman diliminde elini tutan, gözünün  içine bakan, kulağına “seninleyim” diye fısıldayan, bazen de sözün bittiği yerde “ruhuna dokunan” ve varlığıyla “iyi gelen” dir.                                                   

Bazen, hiç akla gelmeyeni söyleyen, bazen de sessizliğin çığlığında duygu ve düşüncelerine tercüman olan, uzakta da olsa yakınında bildiğin…                

 Dostluk; ruhen algılanan bir duygudur!                                                             

Özgürlüğün kanat çırpışlarını hissettirir, anlayışın en derin boyutudur, hesapsız-kitapsız, yazılı anlaşmaları olmayan, çünkü bağlılığı “özün” hissettiği, bu yüzden söze ve göze gerek olmayan, kanıta ihtiyaç bırakmayan, varlığı da yokluğu da iz bırakan…

Dostluk; beklentisiz olmaktır, karşılık beklemeksizin, “özveri”dir. Bunun için öncelikle özünüzün varlığını ve değerlerini beslemeli, Dale Carnegie’nin dediği gibi “dol ki taşasın”  haline gelmeliyiz.                                                                              

Dolduracağımız değerler güven, sevgi, saygı, anlayış, paylaşma, olanı olduğu  gibi kabul etme, sadakat, gizem, özgürlük, inanç, çalışma, azim, kararlılık, sabır vb…                                                                                                            

Kısaca; önce bir dost özelliğini taşır hale gelmeliyiz. Bunu çevremize yaydığımız enerji ile diğer insanlara aktarırız. Benzer enerjiler birbirini çekeceğinden, dostlarımızdan biz sorumluyuz!

İyi bir dost sahibi olmanın en iyi yolu, iyi bir dost olmaktan geçer. Öncelikle kendinizle dost olmayı başarmalısınız. Bunun için duyu organlarınızın algısal kayıtlarının şu andaki bilinçli dostluk kaydınıza göre yeniden programlanması gerekebilir.

Sözlerimi insanları ve dostları en iyi şekilde anlattığını düşündüğüm Can Yücel’in şiiriyle noktalamak istiyorum.

Dostlar ırmak gibidir 
Kiminin suyu az, kiminin çok 
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca 
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya 

İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı, 
Bulanık bir göl gibi... 
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi. 
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı 
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı... 
Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz; 
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz! 

İnsanlar vardır; derin bir okyanus... 
İlk anda ürkütür, korkutur sizi. 
Derinliklerinde saklıdır gizi, 
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız; 
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız. 

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu... 
Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler. 
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler! 
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz; 
Bu tip insanla bir ömür dolmaz. 

          İnsanlar vardır; sakin akan bir dere... 
          İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere. 
          Yanında olmak başlı başına bir mutluluk. 
          Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk. 
          İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip. 
          Her biri başka bir karaktere sahip. 
          Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı. 
          Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı... 

          İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz. 
          Boşa gitmez ne kadar güvenseniz. 
          Dibini görürsünüz her şey meydanda. 
          Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda. 
          İçi dışı birdir çekinme ondan. 
          Her sözü içtendir, her davranışı candan.

İçten ve candan dostlarınızın yaşamınızda var olması ve artması dileğiyle…      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.