banner1

banner32
14 Nisan 2018 Cumartesi 14:18
4940 Okunma
Risk haritasında Antalya’da var

Doç. Dr. Barış Karapınar yaptığı açıklamada şunları söyledi: Son bilimsel çalışmalar gösteriyor ki iklim değişikliğinin neden olduğu sıcak havalar, yüksek nemle birleşince insan vücudunun dayanamayacağı dalgalar yaratacak. TW ile ölçülen ("wet bulb temperature", termometrenin ıslak hazne sıcaklığı) 35 dereceye ulaşınca insan vücudu terleyerek soğuma sağlayamıyor ve 5-6 saat içinde ölüm gerçekleşiyor. Kısmen Türkiye'nin güneyini de etkileyecek bu risk yüzbinlerce insanın hayatını tehdit ediyor… Barış Karapınar’ın bu açıklamayı yaparken paylaştığı risk haritasında Antalya’nın da yer alması, turizm kentini de kapsayan büyük bir felaketin kapıda olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 

ABD DE 20 BİN FRANSADA 35 BİN KİŞİ ÖLDÜ

Meteoroloji Mühendisleri Odası da kısa bir süre önce yaptığı açıklamayla bu tehdidi kamuoyuna duyurmuş ancak Doç. Dr. Karapınar gibi, bu riski taşıyan bölgesel ve Antalya’yı kapsayan bir tanımlama yapmamıştı. Mimarlar Mühendisler Odası’nın bu riskli dönem konusunda yaptığı açıklamada şöyle denilmişti; “Çok sıcak havada, havadaki yüksek nem vücuttan terin buharlaşmasını yavaşlatır. Terin buharlaşması canlılar için doğal bir soğuma mekanizmasıdır. Sıcak, nemli hava sadece bunaltıcı değil aynı zamanda insan sağlığı için tehlikelidir. Isı ile nemin bileşimi ölümlere sebep olabilir. ABD’de 1936-1975 yılları arasında 20,000 kişini hayatını sıcak hava dalgalarından dolayı kaybetmiştir. ABD’de klimanın yaygın bir şekilde kullanıldığı son yıllarda, yılda ortalama 175 kişi hayatını kaybetmektedir. 2003 Ağustosu’nda Fransa ve İspanya civarında sıcak hava dalgaları nedeniyle yaklaşık 35 bin kişi ölmüş. Bu nedenle gelişmiş ülkelerin “Sıcak Hava Dalgası Afet Müdahale Planı” vardır. Türkiye’de ise sıcak hava dalgalarının tetiklediği ölümlerle ilgili yeterli veri yok. Yani bu konu kayıt dışıdır.!

AVRUPA PLAN YAPIYOR, BİZDE VERİ DAHİ YOK!

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan hayati uyarı niteliğindeki açıklama şöyle devam ediyor: “Özellikle, kıyılarımıza yazın hakim olan nemli ve sıcak havada, havanın bunaltılıcılığı ve dolayısı ile psikolojik, astım, beyin kanamaları ve kalp krizleri başta olmak üzere, özellikle, çocuk, yaşlı, hasta ve kilolu insanların bir çok sağlık probleminde ciddi artışlar olmaktadır. Küresel ısınma ile birlikte ülkemizde ısı dalgaları daha sık, daha uzun süreli ve şiddetli olabilecektir. İnsanların hissettikleri hava sıcaklıkları 40.6°C ve daha yüksek olduğu günlerdeki hava şartları “Sıcak Hava Dalgası” olarak adlandırılır. Sıcak hava dalgasının en az iki gün süreceği belirlendiğinde, halka “Sıcak Hava Dalgası” ihbarları yapılması gerekir. Özellikle, yazın açık havada yapılan işlerde çalışanlar, yaşlı ve hastaların sağlığını korumak için Sıcak Hava Dalgası yaşanmasa da bunaltıcı gün ve saatlerin önceden belirlenmesi ve Hava Durumu Programları ile halka her gün duyurulması gerekir.”

UZMANLAR NE ÖNERİYOR?

İşte TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nun önerileri:

A)    Özellikle, yazın açık havada çalışan işçiler, yaşlı ve hastaların sağlığını korumak için bunaltıcı gün ve saatlerin önceden belirlenmesi ve “Hava Durumu” programları ile halka her gün duyurulması gerekir. Gelişmiş ülkelerdeki gibi ülkemizde de gerektiğinde 2-aşamalı ve yerel Sıcak Hava Dalgası ihbarları (sırasıyla “Gözetleme ve Uyarı”) ile insanlarımız bilgilendirilme yoluna gidilebilmesi için gerekli organizasyon ve hazırlıklar bir an önce yapılmalıdır.

B-    Halkın medyadan aldığı bunaltıcılık ile ilgili bilgilerin ne anlama geldiği ve ne tür tedbirleri alması gerektiği ile birlikte ısı krampları- ısı bitkinlikler ve ısı çarpmalarında ilk yardım konusunda broşür ve benzeri yollar ile devlet tarafından sürekli olarak bilinçlendirilmesi gerekir.

C-    Yerel yönetimler, ısı dalgalarında sağlığı tehlikeye girebilecek olan yaşlı ve kimsesiz kişileri önceden belirleyerek günün tehlikeli zamanlarında onları klimalı büyük alış veriş merkezlerine taşımak için planlar yapmalı ve önlemler almalıdır.

D-    Kıyılarımıza hakim olan nemli hava, yüksek sıcaklıklarla birleşince, havanın bunaltılıcılığı artar ve bir çok sağlık probleminde artışlar olur. Isı dalgaları daha sık, uzun süreli ve şiddetli olacaktır.

E-    Özellikle, turistik bölgelerimize, gelişmiş ülkelerden gelen yaşlı turistlerin kendi ülkelerinde sürekli takip ettiği bu tür bilgileri de talep edeceği unutulmamalıdır.

F-    Ayrıca, Türkiye’de klima pazarı hızlı bir şekilde gelişmektedir. Türkiye’nin her şehrindeki klima ihtiyacı belirlenerek halkın doğru büyüklükteki klimayı satın alması sağlanmalıdır. Aksi takdirde, ekonomik kayıplar ile birlikte bunaltıcı günlerde bir anda ve çok fazla miktarda tüketilecek olan elektrik enerjisi, elektrik şebekelerinde önemli bir yüklenme problemine ve arızalara yol açacaktır.

G-    Yazın, özellikle bina dışında çalışanlar için hayati önem taşıyan, "bunaltıcılık" değerleri halka Modern Hava Durumu Programları ile bildirilmelidir. Sıcaklık ve neme göre, kafalardaki “Bu gün hangi saatte dışarı çıkayım?” gibi sorulara da cevap verilmeli. Astım, solunum, damar ve kalp vb. rahatsızlıkları olanlar da bilgilendirilmeli. “Bu gün nasıl giyineyim?” gibi sorular da yanıtlanmalıdır.

DOÇ. KARAPINAR KİMDİR?

Doç. Dr. Barış Karapınar Boğaziçi Üniversitesi’nde iklim değişikliği ekonomisi ve uluslararası ticaret lisansüstü dersleri vermektedir. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nin Sivil Toplum Örgütleri Paneli’nde çalışmaktadır. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin iklim değişikliğinin etkileri, uyum ve zarar görülebilirlik üzerine olan beşinci değerlendirme raporunun baş yazarlarındandır. Halen Hükümetler Arası İklim Paneli’nin teknik heyetinin üyesidir. Karapınar daha önceden TEMA Vakfı genel müdürü olarak çalıştı. İsviçre Bern Üniversitesi’nde ticaret ve iklim değişikliği araştırma programının koordinatörlüğünü yaptı. Aynı zamanda Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü  (Overseas Development Institute-ODI) Londra’da çalıştı.

(mygazete.com)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.