banner1

“SAĞLIK HİZMETİ VEREN KURUMLAR VİCDANLI OLMALI”

Son 12 yılda Türkiye, sağlık sektöründe en önde gelen ülkeler arasında yer almaya başladı. Yurt dışından da çok sayıda kişi ülkemize geliyor. Bizde Mygazete.com olarak, Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Genel Müdürü Sebahattin Tanas ile sağlık sektörünü ve sağlık turizmini konuştuk.

1- Sebahattin Bey, öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Ben İstanbul doğumluyum. 14 yıldır sağlık sektöründe çalışıyorum. Üniversitede Bilgisayar Programcılığı okudum. Daha sonra işletme ve en sonunda da sağlık sektöründe eğitim almaya karar verdim. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri’nden mezun oldum. 14 yıldır Medical Park Hastaneler Grubu’nda çalışıyorum. Bunun son 4-5 yılında üst düzey yöneticilik yapıyorum. Antalya’ya gelmeden önce de 3 yıl Medical Park Elazığ Hastanesi’nde genel müdürlük görevim oldu. 1 yıldır da Antalya’da genel müdür olarak görev yapıyorum.

2- Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nden bahsedebilir misiniz?

Medical Park Antalya Hastane Kompleksimiz finansal büyüklük anlamında Medical Park Hastaneler Grubu’nun içerisinde yer alan en büyük 5’inci hastane olarak işlevini sürdürüyor. İşlem kapasitesi anlamında da en büyüklerinden birisi, Kemik iliği ve organ nakli yapılabilen tek hastane konumundayız. Toplamda 228 yatağımız var. Aylık ortalama 20 bin muayene, 500‘ün üzerinde ameliyat yapılıyor. Hastanemizde 109 hekim var, bunların 92’si uzman ve yarısı da akademik unvanı olan hocalarımızdır. Taşeronlarla birlikte 834 çalışanımız var. Antalya ve yurt dışına ciddi bir hizmet veriyoruz. 

3- 2017 yılını geride bıraktık. Peki, Medical Park Antalya için 2017 nasıl geçti? Beklenti ve hedeflerinize uluşabildiniz mi?  

2017 yılında temel hedefimiz, öncelikle tıbbi çıktılarımızı daha iyi hale getirmekti. Bizim için tıbbi çıktılar, finansal ve maddi çıktıların üstündedir, yönetim kurulumuzun da kararı bu yöndedir.  Tıbbi çıktıdan kastımız yaptığımız ameliyat, hasta bakımı, nakil gibi işlerde başarı oranı. Tıbbi çıktıda literatürün kabul ettiklerinin üzerinde hedef belirliyoruz. Örneğin, bir böbrek naklinde başarı oranı dünya genelinde yüzde 90 biz bunu yüzde 98’lere taşıdık. Tıbbi çıktılarımız açısından ve finansal anlamda iyi bir yıldı. Özellikle yurt dışı bizim için güzel geçti. Biz sağlık turizmini gerçek anlamda yapan bir grubuz. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi olarak, sağlık turizmini etkili kullandık, kullanmaya da devam edeceğiz. Biz iyi bir 2017 yılı geçirdik, şimdi hedefler 2018. Güzel geçirmeyi umut ediyoruz.

4- Yeni açılan hastanelerle birlikte sağlık sektöründe rekabet olduğu görülüyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz yeni hastanelerin açılmasını biz rekabet olarak görmüyoruz. Kamusal alanda sağlık bir faydadır. Sağlık, herkesin faydalanması gereken en temel sosyal haklardan biridir. Devletin bu konuda yaptığı yatırımlar, yeni hastaneler bizim önümüzü açıyor. Türkiye’nin bu yönde gelişimi bizim için rekabetten daha çok, ülkenin gelişimi ve dışarıya açılımı olarak görüyoruz. Bizim çevre ülkelerimize baktığınız da Avrupa dahil olmak üzere, sağlık alanında son derece yüksek bir teknoloji ve potansiyele sahibiz. Sağlıkta gün geçtikçe refah düzeyi artan toplumlarda harcamaların en fazlasının sağlık alanına yapıldığını görüyoruz. Ülkemizde de son yıllarda bu artışın olduğunu görmekteyiz. Bu veriler bizim açımızdan doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Rekabeti de tıbbi çıktı olarak görmemiz lazım. Doğru işler yapmada insanlara sağlık hizmetlerini ulaşılabilir hale getirmek ve bunun sonucunda fayda sağlamımız lazım.  Asıl rekabeti biz buralarda yapmalıyız.  İnsanlara sağlık sektörünü ulaştırmamız lazım. Hastanelerin çoğalması bu anlamda önemli… Biz bunu gelişim aracı olarak görüyoruz.

5-Antalya deyince akla ilk turizm geliyor. Medical Park Antalya olarak, sağlık turizmine nasıl bakıyorsunuz? Ülkemiz sağlık turizminde alt sıralarda, bunu nasıl geliştirmeli?

Sağlık turizminde alt sıralardayız. Ama nereye göre alt sıralardayız? Son 10 yılda sağlık sektöründe ciddi gelişimler gösterdik. Biz sistemimizle Avrupa’ya örnek oluyoruz. Örneğin, bana en çok sorulan soruların başında “Acil servis ve yoğun bakıma hasta geldiğinde ücretsiz mi?” diye soruyorlar. ücretsiz  verdiğimiz hizmet, Özel ya da devlet güvencesi altındaki hastalarda bizim bu yaptıklarımız son derece olumlu tepkiler alıyor. Bu sistemi ülke olarak oluşturduk ve çoğu ülkede bu sistem olumlu olarak tartışmaya başladı. Sağlık turizmi açısından ülkemizin yürümesi, geliştirmesi gereken çok ciddi alan var. Hindistan gibi ülkeleri geride bırakmamız lazım. Sağlık turizmi yaparken hastanelerin, kurumların ve derneklerin bir tek sorumlulukla hareket etmesi lazım. Mesela tıbbi çıktılarımızın yurt içine göre, iki kat daha iyi olması lazım. Belki bu noktada akıllara şu soru gelebilir: “Yurt içine tek katı da yurt dışına iki katı mı?” diyeceksiniz. Hayır, bunu konunun ne kadar hassas olduğuna dikkat çekmek için söylüyorum. Sağlık hizmeti veren kurumlar vicdanlı olmalı. Fiyatlama konusunda ne yazık ki, bir birlikteliğimiz yok. Ancak bunların bir denetimi ve belli kuralları olmalı. Bu konuyu daha iyi anlatmak gerekirse, yurt dışından hasta geldiğinde gerekli gereksiz muayeneler yapılıp, fiyatları abartmamalıyız. Bunları yaparsak Türkiye’nin önü çok açık. Biz yöneticiler olarak, sorumlu davranmamız lazım diye düşünüyorum. Ne yaparsak yapalım işimizi kaliteli yaptığımız muhakkak sayımız artıyor. Sağlığına kavuşmak için gelen her misafirimiz  buradan memnun ayrıldığında bizi başkalarına tavsiye ediyor. Bugün biz Avrupa’dan obezite, karaciğer, kemik ilikleri, diş tedavileri gibi birçok alanda hizmet veriyoruz. Bu zamana kadar 37 ülkeye hizmet verdik. Bu bizim için çok önemli, geliştirmeye de devam ediyoruz.

6- Peki, sağlık turizmindeki tanıtım eksiliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce kendimizi iyi tanıtabiliyor muyuz?

Sağlık turizminde önemli olan iki şeyi tanıtmak gerekiyor. Genelinde ülke, özelinde de şehri tanıtmamız lazım. Bunun sonucunda da sağlık alanlarımızı ve hizmetlerimizi tanıtmamız gerekiyor. Ama o konularda zayıfız. Maalesef ülkemiz bu tanıtımları yapamıyor. Büyük sağlık grupları, büyük firmalar elinden geldiğince birebir tanıtım yapmaya çalışıyorlar. Bakanlık bu konuda çalışsa da, ne yazık ki planlı programlı tanıtım yok. Bunun etkilerinin de tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Ama bir sevindirici tarafı, sağlık turizmi gelişmeye devam ediyor. İlerleyen dönemlerde iyi tanıtımlar ve çalışma ile daha da hızlı büyüyeceğini tahmin ediyorum.

7- Medical Park Antalya Hastane Kompleksi olarak, siz tanıtım konusunda neler yapıyorsunuz?

Medical Park Hastaneler grubu olarak merkezde ve Antalya Hastane Kompleksi olarak lokalde, bu konuda çalışan birimlerimiz mevcut. Kurumsal olarak çalışıyoruz. Yurt dışını ele alan tecrübeli arkadaşlarımız var. Biz bu tanıtımları birebir yapıyoruz. Yurt dışından hastanelerimizi görmeye gelenler oluyor, bi debiz giderek onlara hastanelerimizi anlatıyoruz. Hindistan’dan bile hasta almaya başladık, bu bizim için sevindirici bir olay.

8- İlk hedefteki projeleriniz, planlarınız neler?

Önümüzde çok hedef var. Hasta memnuniyeti ve tıbbi çıktı bizim için çok değerli. Onkoloji alanına daha fazla ağırlık vereceğiz. Hekim eklemeleri yapacağız. Yurt dışını daha fazla önemseyeceğiz. Bu yıl, 2 farklı yol üzerinde yürümeyi planlıyoruz.

9-Şuanda yürüttüğünüz sosyal sorumluluk projeleri var mı? Varsa açıklar mısınız?

Sağlık alanında elimizden geldiğince dernekler aracılığıyla çevremizde projeler yürütmeye çalışıyoruz. STK’larla projeler yaptık, bu yıl da projelerimizi sürdüreceğiz. Sağlık hizmetine muhtaç olanları bulup, tedavi etmeye devam edeceğiz. Engelliler Futbol Federasyonu ve İşitme Engelliler Takımı ile çalışmalarımızı sürdürdük. Onları desteklemek adına sponsorluk yaptık.

10- Sağlıklı yaşam açısından nelere dikkat etmek gerekir? Sizde yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz, buna nasıl dayanıyorsunuz?

Türkiye’de sağlık için yapılan özel sigortalar, araba, kasko sigortasının ne yazık ki gerisinde kalıyor. İlk önce bunu düzeltmek lazım diye düşünüyorum. Özellikle 35 yaştan sonra düzenli kontrole gidilerek, hastalıklara erken tanıyla müdahale edilmesinin kolaylaştığı görülüyor. Bunu her zaman duyuyorsunuz ancak sağlıklı beslenme ve spor hayatımız için çok önemli. Evet, çok yoğun bir tempoda çalışıyorum. Kimi zaman aileme bile vakit ayırmakta zorlanıyorum. Başarı insanla alakalı bir şey. Ben hep şuna inandım. Usain Bolt’u izlediğiniz zaman dünyanın en iyi koşucusu diyoruz. Ama onun altındakileri görmek lazım. Yetenekle çalışmayı ayırt etmemiz lazım. Çalışmak yüzde 99’dur. Yeter ki,  “Başarmak istiyorum” diyelim. O zaman işinde çok başarılı olabilirsin. Genç arkadaşlar umutsuzluğa kapılmadan çalışmalı. Bazı iş için çok çalışman gerekebilir ama çalışırsan başarı gelir. Yeteneğim yok bahanesinin arkasına sığınmamak lazım. İnsanlar yaptığı işi sevmeli. Herkesin sevdiği işi yapması mümkün değil. İşimi severek yaptığım için bu noktaya geldim. Kısıtlı işlerin olduğu bir yerde işini sevmek zorundasın.  Mezun olduğu bölümde iş bulamıyor arkadaşlar. Bir yerden başlamak lazım... Bu neresi olursa olsun, bir sıfırdan her zaman büyüktür. Geçmişe takılmamak lazım. En büyük hatalarımızdan biri bu… Bu aynı zamanda geleceği kaybetmek demektir. Tecrübelerimizi ders yapıp geleceğimizi kurgulamamız lazım. Bugün için bir şeyler söylemek lazım. En büyük motivasyon kaynağı bu olması lazım.

11-Son olarak, 2018’den beklentileriniz ve dilekleriniz neler?

Hastanemiz, sağlık hizmeti alan hastalar ve tüm çalışanlar için güzel bir yıl geçirmesini, sağlıklı bir yıl olmasını diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.